(1086 S. K. m. 409, 428) (3533 S. K. m. 1, 4)
Dava: Kozcağız Belediye Başkanlığı ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bartın 1. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 15.12.2004 gün ve 479/686 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Kozcağız Belediye Başkanlığı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle Kömür Havzası içerisinde kalması sebebiyle tespit dışı bırakılan 1094 ve 1800 parseller ile dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin Belediye adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren kazanma koşullarının geçmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 1800 parsel hakkındaki davanın HUMK. nun 409. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına, 1094 parsel ile 25.5.2000 günlü krokide A harfi ile gösterilen 4598.36, B harfi ile gösterilen 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı Belediye adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine tarafların sıfatları gözönünde tutularak, 3533 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca mülkiyet meselesinin hakemde çözümlenmesi, ondan sonra tescile karar verilmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. 4916 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik 3533 sayılı Kanun'un 1.maddesinde yazılı kurumlar arasında ortaya çıkan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara hakem sıfatıyla bakılmasına son verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin bu sıfatla işe bakıp sonuçlandırması hükmü karşısında mahkemece yargılamaya olunarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
İşin esasına gelince; 1094 parsel hakkında tutulan kadastro tutanağında, numaraları açıklanan diğer parsellerle birlikte Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan nehir yatağı metrukatı olması ve Kömür Havzası içinde kalması nedeniyle 9.7.1982 tarihinde arsa niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, tutanak 28.12.1982 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili 21.12.1992 tarihinde süresinde açmış olduğu görülmekte olan dava ile zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava dilekçesinde 1094 parselin Kömür Havzası içinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı ileri sürülmüş ise de kadastro tutanağı ve tapu kaydının oluşumu karşısında bu parsel tespit dışı bırakılan bir yer değildir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, 1094 parsel ve tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin davacı Belediye'nin hayvan pazarı ve kum, taş ve benzeri maddelerin depo etmek suretiyle kullandığını bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Köy tüzel kişiliği dışında kalan diğer kamu tüzel kişilerinin zilyetlik yoluyla taşınmaz edinmeleri mümkün değildir. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 1094 ve tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin davacı Belediye adına tapuya tesciline karar verilmiş olması dayanılan sebep bakımından doğru değildir. Ancak bu yerler kanunlar uyarınca Belediyeye geçen yerlerden ise Belediye tarafından kazanılması düşünülebilir. Somut olayda mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümlerinin açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy