(4721 S. K. m. 713, 715) (1086 S. K. m. 280, 364)
Dava: Haşim Su, müdahil davacılar Ali Haydar Arslan, Murat Arslan ile davalılar Hazine ve Yaylım Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Tercan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.03.2005 gün ve 171/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 6 parça taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden müvekkili davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Müdahil davacılar vekili ise, davacının bu taşınmazlarda zilyetliği olmadığını, kiracı durumunda bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kesin mehile riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahalli mahkeme hükmüne esas aldığı kesin mehile ilişkin ara kararı 17.03.2005 günü verilmiştir. Bu ara kararının 1 numaralı bendinde davacı iddiaların araştırılması bakımından yatırılması gerekli keşif avansı tayin edilmiş, avans yatırılması içinde 7 günlük süre verilmiştir. Davacıya, vekilinin ulaşması, yatırılacak avansın temini bakımından bu sürenin makul bir süre olması gerekir. Mahkemenin tayin ettiği 7 günlük süre makul bir süre olmayıp yeterli değildir.
HUMK.nun 280. maddesine göre tetkikat için keşif icrası gerekiyorsa iki taraftan her biri bu muamelede hazır bulunabilirler. Yine HUMK.nun 364. maddesine göre keşif iki taraf usulen davet edildikten sonra yüzlerine karşı ve davete icap etmedikleri halde gıyaplarında yapılabilir. Kanunun bu düzenlemeleri karşısında mahkemece keşif avansı arasında yol giderinin de gösterilmesi, yol gideri yatırılmadığı takdirde keşfin tarafların gıyabında yapılması gerekir. Ayrıca, Harçlar Kanununun 34/3. maddesi taraflardan ayrıca yol gideri alınması gerektiğini düzenlemiştir. Mahkemenin avans yatırılmasına ilişkin ara kararı bu nedenlerle yerinde değildir.
Ayrıca, keşif kararı bir bütündür. HUMK.nun 258 ve 259. maddeleri hükümlerine göre tarafların bildirdikleri tanıkların keşif mahallinde hazır bulunmaları için gerekli masrafın davacıdan alınmasına ve davetiye ile çağrılmalarına karar verilmesi gerekir.
Usulüne uygun olmayan keşif ara kararı ve buna dayanarak verilen kesin mehile riayetsizlik sebebiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy