(1086 S. K. m. 275, 283)
Dava: H. Tuncer ve M. Tuncer ile Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.03.2005 gün ve 297/234 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili Toprak Tevzii Komisyonunca belirtilen 2143 ve 5045 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin ilk hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2003 tarih 2003/1473 esas, 1625 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, 973 ada 3 parselin Hazine tapusunun iptaline ve davacılar adına hisseli olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalılar Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dairemizin bozma ilamında ...Mahkemece komşu parsellere ait belgeler getirtilip göz önünde tutulmamıştır. Bu açıklamalar göz önünde tutularak dava konusu taşınmazın sınırında yer alan taşınmazlara ait Toprak Tevzii Komisyonu ve Genel Kadastroca tespit edilen parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgeleriyle bu yöreyi içine alan paftaların getirtilip dosya arasına konulması, taşınmazın paftadaki yerinin ve konumunun kesin olarak belirlenmesi... gerektiğine işaret edilmiş olmasına rağmen komşu 970 ada 22 parsele uygulanan 335 tahrir nolu, 974 ada 26 parsele uygulanan 332 tahrir nolu vergi kayıtları ile yine 26 parsele uygulanan 11.12.1998 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı ilk tesisinden geriye doğru tüm tedavülleriyle getirtilip uygulanmamış, dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmamıştır.
Ayrıca bozma ilamından evvel 15.06.1999 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi V. Erdoğan ...doğuda mera denen yer asfaltın yapımından önce Kulu-Dinek yolundan sonra gelen yerdi. Köylü tarafından ortaklaşa mera olarak kullanılırdı. Ankara asfaltı geçtikten sonra taşınmaza sınır olmadı... şeklinde beyanda bulunmuş, bozmadan sonra dinlenen yerel bilirkişi Aşır Çelen ise asfaltın ötesinde Dinek yayla yeri olarak adlandırılan yerin mera olmadığını ve bildiğinden beri yerleşim yeri olduğunu açıklamıştır. Bu durumda bilirkişilerin beyanlarındaki çelişki yüzleştirmek suretiyle giderilmeli, taşınmazın niteliği tam olarak belirlenmelidir. Bundan ayrı, harita ve belgeleri getirtilerek kamulaştırma tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu yerin ne şekilde gösterildiği üzerinde durulmalıdır. Dava konusu yerin yaylak veya meranın devamı olmadığı belirlendikten sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde Karayolları Genel Müdürlüğüne iadesine 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy