(3402 S. K. m. 14)
Dava: A. Erdağ ve müşterekleri ile Hazine, müdahil davalılar İ. Çelik ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Silvan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.02.2005 gün ve 124/61 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat C. Batmanlı ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat G. Şahin geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar A. Erdağ ile A. Dönmez'in mirasçıları olan diğer davacılar vekili, tapuda Hazine adına kayıtlı olan dava konusu 654, 752, 753 ve 756 parsellerin, dayanak 08.06.1955 gün 30, 31, 32 ve Haziran 1950 gün 86 ile Aralık 1950 gün 5 nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını, ayrıca 50 yılı aşkın süreden beri zilyet ve tasarruflarında bulunduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tesciline, 26.10.1988 tarihli dilekçesi ile 08.06.1955 gün 30 nolu tapunun dışındaki tapu kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiklerini, 654 ve 752 parsellerin kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle, 753 ve 756 parsellerin ise dayanak tapu kaydı uyarınca iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığını, kaçak-yitik kişilerden kalan taşınmazın zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, katılan davalılar İ. Çelik ve arkadaşları vekili ise dava konusu taşınmazların Hazine tarafından vekil edenlerine kiraya verildiğini, davacılar lehine kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dayanak tapu kaydının Bismil İlçesi H. (Yamaç) köyüne ait olup, davalı taşınmazların Silvan ilçesi T. köyünde bulundukları, taşınmazları kapsamadığı ve kaçak-yitik kişilerden kalan yerlerin zilyetlik ile kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 654 parsel, belge uygulanmaksızın kimsenin zilyet ve tasarrufunda bulunmadığı belirtilerek, 752 parsel bitişik dava dışı 653 parsele uygulanan tapu kaydının,753 parsel bitişik dava dışı 754 parsele uygulanan tapu kaydının ve 756 parsel bitişik dava dışı 656 parsele uygulanan tapu kaydının miktarı fazlası olarak 1969 yılında yapılan kadastro ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları dava konusu taşınmazların kaçak-yitik kişilerden kalıp-kalmadığını bilmediklerini,40 yılı aşkın süreden beri davacıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, davalı tanıkları taşınmazların kaçak-yitik kişilerden A. Özkan'a kaldığını, bu kişinin de davacılara kiraya verdiğini belirtmişlerdir. Teknik bilirkişi C. Yüksekkaya 23.08.1982 tarihli kroki ve ekindeki raporunda 08.06.1955 gün 30 nolu dayanak tapu kaydının mevkii ve üç sınır olarak dava konusu 753 ve 756 parselleri kapsadığını, dosya arasında bulunan kaçak-yitik kişilere ait tapu kayıtlarının mevkii ve sınırlarının yaşlarının yetmemesi nedeniyle yerel bilirkişiler tarafından zemine uygulanamadığını belirtmiştir.
Davacılar tapu kaydı ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedenine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Silvan ve Bismil ilçeleri Tarım Müdürlükleri karşı yazılarında davacıların dayanak 08.06.1955 gün 30 nolu tapu kaydının kadastro çalışmalarında herhangi bir parsele revizyon görmediğini belirtmişlerdir. H. ve T. köylerinin bitişik olması, dava konusu taşınmazların iki köy sınırında bulunması, dayanak tapunun geldi kayıtlarında hem Bismil hem de Silvan yazılmış olması hususları da göz önünde bulundurularak mevkii, sınır ve miktar olarak kapsadığı alan duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, Yargıtay denetiminin sağlanması bakımından teknik bilirkişiye çizdirilen ölçekli krokideki yeri gösterilmeli, ondan sonra dava konusu 753 ve 756 parsellerin dayanak 8.06.1955 gün 30 nolu tapu kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmelidir.
654 ve 752 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; uyuşmazlık konusu taşınmazların kuzeyinde bulunan komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarından bölgede Toprak Tevzi Komisyonu çalışmasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde de durulmamıştır. Toprak Komisyonu çalışmasına ilişkin bütün evrak ve haritalar eksiksiz olarak getirilmeli, yerel, teknik bilirkişilerin yardımı ile taşınmazlar başında yeniden yapılacak keşifte uygulanmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulmak suretiyle tespit tarihinden geriye doğru davacıların kazanmaya yeterli ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin olup-olmadığı araştırılmalı, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtları ve toprak komisyonu kayıtlarından yararlanılarak dava konusu taşınmazların kaçak-yitik kişilerden kalıp-kalmadığı belirlenmeye çalışılmalı, kadastro paftası ile komisyon paftası çakıştırılarak aplikasyonu yapılmalı, dava konusu taşınmazların komisyon çalışmalarında nasıl belirlendiği tespit edilmelidir. Bütün bu eksiklikler giderildikten sonra toplanacak delillere ve oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan eksiklikler giderilmeden verilen karar usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy