(1086 S. K. m. 237) (4721 S. K. m. 1023)
Dava: M. Çelik ve A. Çelik ile S. Çelik aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İvrindi Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.01.2005 gün ve 119/6 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, satın alma, miras yoluyla intikal ve zilyetliğe dayanarak 139 ada 27 parsel kapsamında kalan 2 dönümlük yere ait tapu kaydının müstakilen davacı A. Çelik, geriye kalan bölümün tapu kaydının 2/3 oranında iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı S. Çelik, dava konusu parseli tapu kaydına dayanarak iyi niyetle satın ve devraldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davasının reddine, dava konusu parselin yeniden davalı S. adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz ve pay bölümlerini kapsayan 139 ada 27 parsel 14.8.1997 tarihinde hükmen R. Çelik adına tescil edilmiş, 02.05.2000 tarihinde tapudaki satış ve devirle R. oğlu davalı S. Çelik adına tescil edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu yerlerin 20.05.1993 tarihinde ölen vekil edenleri ile davalı S.'nin babası R.'ın ortak miras bırakanı A.'ten kaldığını, A.'in sağlığında taşınmazın 4 dönümlük bir bölümünü A.'e ayırıp verdiğini, geriye kalan kısmın miras yoluyla intikal ettiğini, terekesinin taksim edilmediğini, kadastro çalışmaları sırasında A.'e ayrılan yerin 2 dönümlük kısmı ile taşınmazın geriye kalan bölümünün R. adına tescil edildiğini, onunda oğlu davalı S.'ye sattığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davacıların dava konusu taşınmazın S.'ye tapuya tescil tarihinden sonra önceki kayıt maliki R. aleyhine açmış oldukları tapu iptali ve tescil davası husumet yokluğu sebebiyle reddedilmiştir. 27 parselin hükmen oluşmasına ilişkin İvrindi Kadastro Mahkemesinin 1996/76 esas, 1996/98 karar sayılı dosyasında davacı M. Çelik ile davalının babası R.'ın ayrı ayrı taşınmaz bölümleri hakkında T. Çelik aleyhine açmış oldukları kadastro tespitine itiraz davasının sonunda R.'ın dava konusu ettiği yer 27 parsel numarasıyla adına tescil edilmiştir. 27 parselin hükmen oluşmasına ilişkin Kadastro Mahkemesinde görülen davanın tarafları ayrı olup görülmekte olan dava yönünden kesin hüküm oluşturmamaktadır.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, miras bırakan A.'in sağlığında taşınmazın bir bölümünü oğlu A.'e, bir bölümünü R.'a ayırıp verdiğini, kadastro çalışmaları sırasında A.'e bırakılan yerin bir bölümü ile miras bırakan üzerinde kalan ve taksim edilmeyen taşınmazın bölümünün R. adına hükmen tespit ve tescil edildiği, onun satışıyla davalıya geçtiği, terekesinin taksim edilmediği belirlenmiştir. Her ne kadar davalı S. tapuda bu yeri satın almış ise de, taraflar arasındaki yakın akrabalık bağı nedeniyle TMK. nun 1023. maddesi hükmü uyarınca iktisabında iyi niyetli olduğu kabul edilemez. Tüm bu açıklamalar karşısında davalının satıcısı R. adına yapılan tescil yolsuz olmaktadır. Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriğine ters düşen bir gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy