(4721 S. K. m. 710)
Dava: Rabiş Bilgiç ile Hüseyin Ünlü ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Kepsut Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.03.2005 gün ve 55/35 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, ortak miras bırakan Mehmet'ten kalan dava konusu yerin davalı Hüseyin tarafından üçüncü kişi durumunda bulunan Mehmet Bilgiç'e satılıp devredildiğini, yararlanmasına karşı konulduğunu belirterek davalı Mehmet Bilgiç'in elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hüseyin Ünlü ve Mehmet Bilgiç vekili, dava konusu yerin muris Mehmet'in 1965 yılında oğlu davalı Hüseyin'e 1965 yılında ayırmak suretiyle verdiğini, 6.9.2000 tarihinde Hüseyin'in vekil edeni Mehmet'e satıp devrettiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı Cemile ve Ersun muris Mehmet'ten kalan malların taksim edildiğini, davalı Salih'te herhangi bir paylaştırmanın olmadığını açıklamıştır.
Mahkemece, dava konusu yerin miras bırakan Mehmet'in oğlu davalı Hüseyin'e, onunda satış ve devri ile mirasçı olmayan davalı Mehmet Bilgiç'e satılıp devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Cemile, Ersun ve Salih davacının yararlanmasına karşı koymadıkları ve taşınmaza elatmadıklarına göre onlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin bu yöne ilişken temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hüseyin ve Mehmet hakkında açılan davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu yerin 11.12.1991 tarihinde ölen davacıyla davalı Mehmet dışında kalan diğer davalıların miras bırakanı Mehmet'ten kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, Mehmet terekesinin taksim edilmediğini iddia etmiş, davalı Hüseyin ve Mehmet miras bırakanın bu yeri sağlığında 1965 yılında Hüseyin'e verdiğini savunmuşlardır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, miras bırakan Mehmet'in Hüseyin'le birlikte oturdukları bu yerin mülkiyetinin Hüseyin'e aktarıldığı belirlenmemiş ve savunma kanıtlanmamıştır. Miras bırakanın ölümünden sonra da terekesi taksim edilmediğine, davacının yararlanmasına karşı konulduğuna göre davalı Mehmet'in bu yere elatmasının önlenilmesine karar verilmesi gerekirken onun hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün davalı Mehmet'e ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11, 20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy