(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Ahmet Küçük ile Tapu Sicil Müdürlüğü, dahili davalılar Hazine ve Demirköy Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Lalapaşa Asliye Hukuk Hakimliğinden verilin 09.03.2005 gün ve 39/6 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Tapu Sicil Müdürlüğü temsilcisi ve dahili davalı Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, kadastro çalışmaları sırasında müvekkilinin arsasının kuzey, güney ve batı bölgelerinde bulunan yolların genişletilerek arsasının küçültüldüğünü, bu yerde kamulaştırma yapılmadığını, müvekkilinin 400 m2 civarındaki arsasının tespit edilmediğini kadastro çalışmaları sırasında 1599, 92 m2 olarak tespit ve tescil edilen arsanın yüzölçümünün 2000 m2.ye çıkartılarak müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü ve dahili davalı Hazine Temsilcileri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmelerini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Tapu Sicil Müdürlüğü ve dahili davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tescil talep ettiği dava konusu yerler kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterme işleminin yapıldığı tarih davacıya ait 182 ada 1 parselin kadastro tutanağından anlaşılacağı gibi 27.10.1998'dir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre, yol, meydan ve köprü gibi orta malları kadastro paftasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritası yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemidir. Kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.713/1 ve 3402 sayılı Kanunu'nun 14 ve 17. madde hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir.
Dava konusu yol olarak bırakılan yerlerle ilgili kadastro çalışmaları 27.10.1998 tarihinde yapıldığına göre, 03.06.2004 olan dava tarihine kadar 20 yıllık iktisap süresi dolmamıştır. Davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Tapu Sicil Müdürlüğüyle dahili davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hüküm HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne iadesine 13.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy