(1086 S. K. m. 163, 258, 259, 364) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: H. Yıldırım ile Hazine ve Yaylım Köyü Tüzel Kişiliği, müdahiller A. H. Arslan ve M. Arslan aralarındaki tescil davasının reddine dair Tercan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.03.2005 gün ve 164/68 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen altı parça taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayanarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, keşif giderlerinin yatırılması için davacıya verilen kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil davası olup tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir.
HUMK. nun 163. maddesi uyarınca, sözü edilen kesin sürenin hakkın düşümüne yol açabilmesi için, her şeyden önce verilen ara kararlarında taraflara tanınan hak ve yükümlülüklerin açıkça belirtilmiş olması ve usulüne uygun verilmiş bir ara kararı olması koşuluna bağlıdır. HUMK. nun 364/1. maddesi hükmüne göre, Keşif iki taraf usulen davet edildikten sonra vicahlarında ve davete icabet etmedikleri halde gıyaplarında mahkeme veya tahkikat hakimi tarafından yapılır. denildiğine göre, taraflar gelmese dahi yokluklarında keşfin yapılacağı kanunun açık hükmü gereğidir. Bu bakımdan keşif için verilecek bir ara kararının usulüne uygun olduğunun kabul edilebilmesi için, ara kararında; keşfin yapılacağı gün ve saat, bilirkişi için takdir edilecek ücret, vasıta ücreti, tanıkların ve bilirkişilerin ne şekilde çağırılıp dinlenecekleri konusunda gerekli açıklık, tanık ve bilirkişi başına alınacak davetiye adedi ve posta pulu miktarı tek tek ve kalemler halinde anlaşılabilecek biçimde hüküm altına alınmasına bağlıdır. Öte yandan, belirlenen ücretin yatırılması için verilen sürenin uygun ve makul bir süre olmasına özen gösterilmelidir. Ancak bu halde usulüne uygun bir ara kararından söz edilebilir.
Somut olayda, mahkemece, 17.03.2005 tarihli yargılama oturumunda, davacı vekiline verdiği yedi günlük kesin sürede ayrıntılarını gösterdiği toplam 265,20 YTL. keşif giderlerinin yatırılması istenmiştir. Aynı oturumda, vasıta ücreti hususunda açıklama yapılmadığı gibi, taraf vekillerine tanıklarını keşif mahallinde hazır etmeleri için ihtarat yapılmıştır. Mahkemece keşif için verilen ara kararları ve dayandığı gerekçe HUMK. nun 163, 364, 258. ve 259. maddelerinin açık hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy