(4721 S. K. m. 713/1)
Dava: Davacı-karşı davalı Hazine ile davalı-karşı davacı Mehmet, davalılar Karayolları Genel Müdürlüğü ve Okurcalar Belediye Başkanlığı aralarındaki elatmanın önlenilmesi, yıkım ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Alanya 2.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.03.2004 gün ve 1017/335 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı Mehmet vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi Hazine vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.04.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Mehmet vekili ve karşı taraftan Hazine vekili geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 1310 m2 yere davalı Mehmet'in elatmasının önlenilmesine, yapmış olduğu binanın yıkımına ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı Mehmet vekili, vekil edeninin miras bırakanının 3500 m2 yüzölçüme sahip dava konusu taşınmazı kapsayan 18.11.1953 gün ve 12 nolu tapu kayıt malikinden haricen satın ve devraldığını, 40-50 yıldan bu yana taşınmaza zilyet olduğunu belirterek, elatmanın önlenilmesi ve yıkım davasının reddine, bu yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca, davalı-karşı davacı Mehmet'in tescil davasının reddine, dava konusu taşınmaza elatmasının önlenilmesine, yapmış olduğu binanın yıkımına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-karşı davacı Mehmet vekili ile cevap süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paftadaki açıklamalara göre, dava konusu taşınmaz "deniz kumluğu" niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Az öncede açıklandığı üzere; davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, karşı davacı Mehmet vekili, bu yerin yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kayıt maliki Yusuf ve müştereklerinden satın ve devir alındığını belirterek ayrı ayrı tescil isteğinde bulunmuşlardır. TMK.nun 713/1.maddesi hükmü uyarınca, bir yerin tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir.
Hemen belirtelim ki, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin önceki hüküm Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekillerinin temyizi üzerine Dairece sevk edilen bozmanın dördüncü paragrafındaki açıklamalar ile sonuç kısmı arasında çelişki yaratıldığı izlenimi ortaya çıkmakta ise de, bozma ilamının tümü birlikte değerlendirildiğinde bu tür taşınmazların tescilinin istenilmesi halinde izlenecek yol bakımından yapılan açıklamalar amaçlanmış, tüm deliller değerlendirilerek sonuçta davalı-karşı davacı Mehmet vekilinin davasının reddine karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. Önceki bozma kararında, taşınmazın niteliğinden hareketle yapılan bu nitelendirme karşısında bozmada benimsenen gerekçe yönünden herhangi bir çelişki bulunmamaktadır.
Davacının satıcıları Yusuf ve arkadaşları adına kayıtlı 18.11.1953 gün ve 12 numaralı tapu kaydı dava dışı 327, 801, 802 ve 803 parsellere revizyon görmüştür. Tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönü olan güney sınırı deniz kumluğu olarak yazılıdır. Paftaya göre de güneyinde Akdeniz yer almaktadır. Tapu kaydında yazılı miktar kadar yer yukarıda numaraları yazılı parsellerle kayıt malikleri ve ardaları adına tespit edilmiştir. Tapu kaydında dava konusu yerin deniz kumluğu olduğu açıkça belirtilmiş olması karşısında, böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün olmaz. Mahkemece bu açıklamalar karşısında davalı-karşı davacı Mehmet'in tescil isteğinin reddine, bu yere elatmasının önlenilmesine ve yapmış olduğu binanın yıkımına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Hazine vekili elatmanın önlenilmesi ve yıkım isteği yanında dava konusu yerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Hazinenin tescil isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı Mehmet vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA, davacı-karşı davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hazine'nin tescil isteğine ilişkin bölümün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 87,80 YTL'nın istek halinde temyiz edene iadesine 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy