(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 1)
Dava: H. Kocagöz ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bodrum 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2004 gün ve 453/727 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 154 ada 20 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin özel mülkiyet konusu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki çalılık ve çamlık niteliğinde bir yer olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4894 m2 yüzölçüme sahip 20 parselin kadastro tutanağında aynı ada 19 parselle bir bütün olan ve bu parsele uygulanan 27.01.1978 tarih 7 numaralı tapu kaydı ve 1937 tarih 103 ila 106 numaralı vergi kayıtlarının cebel sınırını içermesi nedeniyle 19 parselin miktar fazlası olarak 08.01.1992 tarihinde çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde 19 parselin maliki S. kızı H.'nin kullanımında olduğu açıklanmıştır.
Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı ve miras bırakanının 19 parselle birlikte dava konusu parseli 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi etrafı kadim kuru taş duvarla çevrili dava konusu yerin 19 ve çevresinde bulunan diğer parsellerle fiziki özelliği ve bitki örtüsü bakımından aynı olduğu, makineli tarıma geçilmesi nedeniyle uzun zamandan beri kullanılmadığı üzerinde yeni yetişmekte olan meşe, pırnal meşesi, menengüç gibi ağaçların bulunduğu ve 2003 yılında yangın sonucu üzerindeki bitki örtüsünün kalktığı açıklanmıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın davacı ve miras bırakanı tarafından tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğu belirlenmiş ise de, ziraatçı uzman bilirkişi raporundaki açıklamalar karşısında 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerler olup olmadığı araştırılmamıştır. Dava konusu parsel çalılık niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilen bir yerdir. Ziraatçı uzman bilirkişi raporunda da yangın geçiren bu yerin üzerinde ormana has bitki örtüsü ve ağaçların bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin, temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy