(3402 S. K. m. 26, 27)
Dava: A. Aksu ile Göktepe Belediye Başkanlığı aralarındaki elatmanın önlenmesi ve tazminat davasının kabulüne dair Sarıveliler Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.01.2005 gün ve 64/4 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 500-600 m2'lik bölümüne davalı Belediye Başkanının yol açmak suretiyle tahrip ettiğini, 6 adet meşe ağacına zarar verdiğini açıklayarak elatmanın önlenmesine ve dilekçede açıklanan tazminat miktarlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye Başkanı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Belediye temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine göre, taşınmazın davacının tasarrufunda bulunduğu, davalının 769.40 m2'lik bölümüne yol açmak suretiyle taşınmaza elattığı ve davacının ağaçlarına zarar verdiği teknik ve yerel bilirkişi açıklamaları ile kanıtlandığına, duruşma günü 08.11.2004 tarihinde Belediye fen memuru İ. Kurtaran'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği belirlendiğine göre, aşağıda belirtilen husus dışında davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Davacı, 18.12.2004 tarihli oturumda dava konusu taşınmazın 152 ada 14 parsel olduğunu açıklamış, Sarıveliler Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 02.06.2005 tarihli karşılık yazısından Göktepe Beldesinde kadastro çalışmalarının devam ettiği, henüz askı ilanına çıkarılmadığı, 152 ada 14 parselin tapuda kayıtlı olmadığını, parsel numarasının ölçüm sırasında verilmiş olabileceğinin belirlenmesi karşısında mahkemece bölgede kadastro çalışmaları yapılıp yapılmadığı ve taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmaması doğru değildir. Yapılması gereken, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenip düzenlenmediğinin Sarıveliler Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmesi, tutanak düzenlenmiş ise 3402 sayılı Kanunun 27/1. maddesi hükmüne göre, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunur. Aynı Kanunun 26/son maddesi hükmüne göre de, Kadastro Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. hükümleri uyarınca; uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy