(4721 S. K. m. 713)
Dava: H. Kolsuzoğlu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.03.2005 gün ve 1006/184 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 1914 parsel kapsamında kalan 5200 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacının dava konusu taşınmazı işgal ettiğini, kazanma süresi ve koşullarının geçmediğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 10.06.2003 günlü krokide B harfi ile gösterilen 1652,11 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Tescil konusu taşınmaz 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakılmış, 08.02.1995 tarihinde idari yoldan arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dilekçesinde önceki malikin 15 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyet ettiği yeri 1994 yılında vekil edenine satıp devrettiğini, kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında dava konusu taşınmazın önceki malikin zilyetliği, satış ve devri yönünden farklılık mevcut ise de, tarihi açıklanmaksızın 7-8 yıl süre ile H. Altun'un bu yeri tasarrufu altında bulundurduktan sonra davacıya satıp devrettiğini bildirmişlerdir. Keşif tarihine göre yerel bilirkişi ve tanık sözlerinde geçen bu süre 1994 yılına rastlamaktadır. Esasen davacı vekili, dilekçesinde önceki malikin 15 yıl tasarruf ettikten sonra 1994 yılında vekil edenine satıp devrettiğini bildirmiştir. Bu açıklamalar karşısında taşınmazın Hazine adına idari yoldan tescil edildiği tarihe kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Eklemeli zilyetliğe dayanarak bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için satıcı ve alıcı davacının Hazine adına sicilin oluştuğu tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunun kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda; kazanma için öngörülen koşullar ve sürenin geçtiği kanıtlanmamıştır. Kaldı ki; bilirkişi ve tanık sözlerine göre, davacının H. Altun'dan satın ve devraldığı bölüm 10.06.2003 günlü teknik bilirkişinin raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen bölüm ve güneyinde üzerinde 3 katlı bina ve su deposu bulunan yerdir. Dava konusu edilen yerin de Hasan'dan satın alındığı kabul edilse dahi eklemeli zilyetlik kazanma bakımından yeterli değildir. Tüm bu açıklamalar göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy