(1086 S. K. m. 72, 73, 74) (3402 S. K. m. 12) (4721 S. K. m. 713)
Dava: F. Diril ile Hazine ve Savatlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Özalp Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.11.2004 gün ve 11/131 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, babası Mehmet'ten intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 266 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 266 parselin tümü, 260 parselin de teknik bilirkişinin düzenlediği krokide A harfi ile gösterilen 29450 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacının babası Mehmet'in 1970 yılından başlayan zilyetliğinin 04.08.1986 tarihine kadar kazanma süresine ulaşmaması nedeniyle Hazine adına tespit edilen 266 parselin 1954 yılından itibaren davacının babası Mehmet tarafından tarla olarak kullanıldığı, daha sonra davacıya devrettiği yerel bilirkişi, tanık sözleri, aynı yer hakkında daha önce Özalp Kadastro Mahkemesine açılan ve görevsizlik kararı ile aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılan ve sonuçta açılmamış sayılmasına karar verilen 1995/207 esas numaralı dava dosyası içeriğiyle belirlendiğine, uyuşmazlığın niteliğine göre gerekli araştırmalar yapılmış bulunduğuna göre 266 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin bu parsele karşı yönelttiği temyiz itirazlarının reddi ile 266 parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Mahkemece, 260 parselin 29450 m2'lik bölümünün de iptal ve tesciline karar verilmiştir. 260 parsel kapsamında kalan yer hakkında davacının herhangi bir dava ve isteği mevcut değildir. İstek olmadan 260 parsel yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması HUMK. nun 72, 73 ve 74. maddelerine aykırıdır. Dava mevcut olsa dahi, 260 parsele ait kadastro tutanağı 20.03.1987 tarihinde kesinleşmiş olup, o tarihten dava tarihine kadar Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre de geçmiş bulunmaktadır. 260 parsel kapsamında kalan yer yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 260 parsele ilişkin hüküm bölümünün BOZULMASINA, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 01.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy