(3402 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 706, 713) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Kadir Gürkan ile Huriye Uçar ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.03.2005 gün ve 331/150 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava konusu 54 parselin tapusunun iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava açmak için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapulu yerin harici satışının geçersiz olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu yerin harici satışının geçersiz olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesi koşullarının oluşmadığı, satışın tespitten sonra olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve açıklamalara göre dava, tespitten sonraki satın alma ve zilyetlik nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b ve TMK. nun 713/2. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Dava konusu 54 parsel, 03.07.1954 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davalılar murisleri Salih oğulları Hasan Uçar ile Kemal Uçar adlarına tespit edilmiş ve tutanak 04.07.1960 tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlendiği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, 54 parselin vekil edeni tarafından kayıt maliklerinden haricen satın alındığını, gerek kayıt maliklerinin sağlıklarında gerekse ölümlerinden sonra vekil edeni tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini ileri sürdüğüne göre, dosya kapsamı ve temyiz isteği içeriğinden davacı tarafın "maliki 20 yıl önce ölmüş olduğu, tapu kaydının intikal görmediği, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile kanunda belirtilen koşullar altında zilyet olduğu, tapu kaydının TMK. nun 713/2. maddesi karşısında hukuki değerini yitirdiği "nedenine dayandığı ve 54 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Davanın bu nitelendirmesine göre; dava konusu parselin davacı tarafından kayıt maliklerinden tapu dışı haricen 1962-1963 yıllarında satın alındığı ve kayıt maliklerinin 27-28 senne evvel öldükleri, dava tarihine kadar davacı tarafından zilyet ve tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklanmıştır. Satış tarihinde dava konusu yer tapulu olup, tapulu bulunan bir yerin haricen satışı TMK.nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri gereğince resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli değildir. Satış tespitten sonra yapıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinin uygulanması imkanı da yoktur. TMK.nun 713/2. maddesi açısından ise; dosya içerisinde bulunan nüfus aile kayıt tablolarına göre kayıt maliklerinden Hasan Uçar'ın 02.02.1990 yılında, Kemal Uçar'ın ise 25.03.1990 yılında öldükleri görülmektedir. Kayıt maliklerinin ölüm tarihlerine göre dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmamış, davacı yararına kazanma koşulları oluşmamıştır. Tüm bu açıklamalar karşısında davanın reddi doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy