(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713, 996)
Dava: F. Kunduz ve müşterekleri, müdahil davacılar A. Kunduz mirasçıları S. Kunduz ve müşterekleri ile Hazine ve K. Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Sivas 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.02.2003 gün ve 331/25 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın ortak miras bırakanları muris M. Kunduz tarafından 27.03.1972 tarihinde A. Doğanay'dan satın alındığını belirterek vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, zirai bilirkişinin 12.11.2001 tarihli raporuna ekli krokide yeşile taralı kısmın kabulüne, kırmızıya taralı taşınmaz bölümünün ise reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü Hazine vekili tarafından mera olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece, her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu konudaki gerekçesine katılmak mümkün değildir. Keşifte dinlenen uzman bilirkişi ziraat mühendisi Ö. Kayacan 12.11.2001 günlü raporunda; krokide kırmızıya taralı kısmın ve kuzeyinden geçen yolun mera niteliğinde bulunduğunu, %20-25 eğime sahip olduğunu, toprak yapısı, bitki örtüsü ve toprak derinliği itibariyle mera niteliği taşıdığını, krokide yeşile taralı kısmın ise, %10-15 eğimde bulunduğunu, kültür arazisi vasfını taşıdığını, yol yapılmadan önce her iki taşınmazın bir bütün olarak kullanıldığını ve yeşil kısmının kırmızıya taralı alanın devamı olduğunu bildirmiştir. Uzman bilirkişi ziraat mühendisinin yaptığı bu nitelendirmeye göre mahkemece kabulüne karar verilen krokide yeşile taralı kısmında kırmızıya taralı taşınmazın devamı niteliğinde olup, mera vasfında olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, aynı bilirkişi kuzeyden geçen yolun da mera olduğunu ve meranın içinden geçtiğini açıklamıştır. Bu saptamaya göre yoldan sonra krokide görülen alanın da mera arazisi olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Ziraat mühendisi raporunda açık bir biçimde yeşile taralı kısmın kırmızıya taralı taşınmaz parçasıyla bir bütün olduğunu açıkladığına göre her iki parçanın da meradan açılmak suretiyle kültür arazisi haline getirildiğinin de kabulü gerekir. Bu bakımdan uzman ziraat bilirkişisi Ö. Kayacan'ın raporundaki bu bilgilere değer verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına üstünlük tanınmak suretiyle krokide yeşile taralı kısmın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy