(6831 S. K. m. 17)
Dava: Z. Küçükturan ile Hazine ve Orman İdaresi aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kale - Antalya Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.05.2003 gün ve 32/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı 3.şahıstan satın ve devralma ile kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak davaya konu 427 parsel Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tarla vasfında ve 7850 m2 yüzölçümündeki davaya konu 427 parsel, 30.04.1986 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebi ile belgesizden davacı Z. Küçükturan adına tespit edilmiştir. Tespite karşı Hazine ve Orman Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Kadastro Komisyonunun 04.03.1988 gün ve 37 sayılı kararı ile tespit iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiş, dava dışı H. Eren ve müşterekleri tarafından açılan tespite itiraz davası sonunda Kaş Kadastro Mahkemesinin 07.03.1991 gün 1988/489 esas ve 1991/65 karar sayılı ilamı ile bu kişilerin yanlış parsel hakkında dava açtıkları ve taşınmazda zilyetlikleri bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, tespit gibi tescile karar verilmiş olup tarafların temyiz yoluna gitmemeleri nedeni ile hüküm 14.05.1991 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece zilyetlikle kazanma süre ve koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 20.04.2003 günlü krokiye göre 427/B ile gösterilen 5605.47 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan orman sınırlandırma haritasına göre, dava konusu taşınmazın çevresi devlet ormanı ile çevrilidir. Ormancı bilirkişi taşınmazın kesinleşmiş orman sınırlama hattının dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de, dört tarafının Devlet ormanı ile çevrili bulunması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunun 17. maddesi kapsamında kalan bir yer olduğu anlaşılmaktadır. Kesinleşmiş orman sınırlama hattının dışında kalan, orman sayılmayan orman içi boşluklar üzerindeki zilyetlik ve tasarruf orman bütünlüğünü bozacağından, böyle bir yer üzerinde geçen zilyetlik kazanma bakımından hukuken bir değer taşımaz. Mahkemece bu hususlar göz önüne alınarak, taşınmazın tümü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 7,88 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman İdaresine iadesine 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy