(4721 S. K. m. 713)
Dava: Salih Yumak ile Hazine, Hüseyin Öncül ve müşterekleri, dahili davalılar Fahriye Öncül ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının reddine dair Eyüp 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2005 gün ve 731/100 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Meral Umut Akarçay ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat Güldere Şahin, Hürmet Say ve müşterekleri vekili Avukat Azime Turan geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Salih Yumak vekili, öncesi 1789 parsel olan 141 ada 3 parseli 37 sene kadar önce bir kısım davalıların miras bırakanı İsmail Öncül'den satın aldığını, TMK. nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile diğer davalı gerçek kişiler vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, kadastro tespitinden sonra malik hanesi uzun süre açık kalan ve çekişmeli olan taşınmaz üzerinde TMK. nun 713. maddesinde yazılı koşulların davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre uyuşmazlık konusu 141 ada 3 parsel, kararın 2 ile 6 sıra numaralarında yazılı davalılar adına tapuda kayıtlıdır. Davalı Hazine ile karar başlığında 7 ile 10 bendlerinde isimleri yazılı kimselerde kayıtla ilgisi olmayan satıcı İsmail Öncül'ün mirasçıları olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmıştır. Mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki, ölü ise mirasçılarına karşı açılması gerekir. Kayıtla ilgisi olmayan Hazine İsmail Öncül mirasçılarına davanın yöneltilmiş olması doğru değildir. Bunlar hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
İşin esasına gelince; dava konusu parsel iskan belgeleri ve 16.08.1955 gün 49 nolu tapu kaydına dayanılarak 08.07.1958 tarihinde Hüseyin Çanomollaoğlu, Mehmet Öncül adına tespit edilmiş, tespit malikinin kardeşi İsmail Öncül taşınmazın iskan yoluyla kendisine verildiğini ileri sürerek Eyüp Kadastro Mahkemesine açmış olduğu itiraz davası 05.12.1966 gün 66/33 sayılı kararla uyuşmazlığa bakmanın Toprak Mahkemesi görevini haiz genel mahkemelerin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizliğe ilişkin hüküm kesinleşmekle birlikte süresinde dava dosyası görevli mahkemeye aktarılmamıştır. Tüm bunlardan sonra tespit maliki Mehmet Öncül mirasçıları Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesine açmış oldukları dava ile dava konusu parselin miras bırakanları Mehmet'e ait olduğunu açıklayarak adlarına tesciline karar verilmiş, 24.04.2002 gün 406/363 esas ve karar sayılı hükümle istek gibi tapuya tesciline karar verilmiş ve sicil oluşmuştur.
Görülmekte olan davada davacı Salih vekili satın alma ve zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava dilekçesinde TMK. nun 713/2. maddesine dayanarak istekte bulunmuş ise de, anılan maddede yazılı hangi sebebe dayandığını belirtmediği gibi bu husus mahkemece de kendisine açıklattırılmamıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine, özellikle yukarıda tarihi ve sayısı yazılı Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyası nedeniyle toplanan delillere göre dava konusu yerin davacı Salih'e satılmadığı, zilyet olmadığı bu yerin kayıt maliklerinin zilyetlik ve tasarrufu altında bulunduğu belirlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece de toplanan bu deliller gözönünde tutularak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine ve kayıt maliki davalılara verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy