(1086 S. K. m. 95)
Dava: İbrahim Yolcu ve müşterekleri ile Hazine, Nusret Terzi ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Selim Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.03.2005 gün ve 145/44 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2005 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden İbrahim Yolcu bizzat ve müşterekleri vekili Avukat Mesut Gül geldi karşı taraftan Hazine vekili Avukat Gülderen Şahin geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 13.06.1964 gün ve 23 numaralı tapu kaydına dayanılarak vekil edenleri adına tespit ve tescil edilen 186 ada 59 parselle bir bütün olan dava konusu taşınmazların bir bölümünün 57 parsel numarasıyla Hazine, bir bölümünün de 58 parsel olarak davalı gerçek kişilerin miras bırakanı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak her iki parsele ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi ile davalı gerçek kişiler, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine, Hazine hakkındaki dava yönünden davacılar vekiline miras bırakanının mirasçılık belgesini sunmak üzere verilen kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, Hazine hakkındaki davaya ilişkin hüküm bölümü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 186 ada 57 parsel Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Davacılar vekili, miras yoluyla intikale ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuş, taşınmazın davacılara intikal şekli ve mülkiyet durumu göz önünde tutularak davacılar vekiline mirasçılık belgesinin verilmesi için tanınan kesin süreye uyulmamıştır. Mirasçılık belgesinin verilmesi yönünden alınan ara kararı usulüne uygundur. Öngörülen süre içerisinde mirasçılık belgesi verilmediğine göre davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmaktadır. Ne var ki; aynı parsel hakkında davacılar tarafından davalı Hazine aleyhine daha önce Selim Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1998/92 esas nolu dava dosyasında, feragat yetkisi bulunan davacılar vekili davadan feragat etmiştir. HUMK. nun 95. maddesi hükmüne göre, feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur. Hazinenin delil olarak sunduğu dosyadaki bu bilgiler karşısında davanın öncelikle feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy