(4721 S. K. m. 713, 715) (3402 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Ayşe A
. ile Hazine ve Taşlıyazı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Besni Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.12.2004 gün ve 338/461 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 09.06.2004 günlü krokide belirtilen 12554.78 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, keşif yerinde dava dilekçesinde sınırları belirtilen Sülük mevkiinde bulunan taşınmaz hakkındaki davadan feragat ettiğini açıklamış, mahkemece gerekçe kısmında bu yer hakkındaki davanın reddi gerektiği vurgulanmış olmasına rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Aynı yerde bulunan ikinci taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taşınmazın 1971 yılında tespit dışı bırakıldığı, o tarihteki niteliğinin belirlenmediği bildirilmiştir. Taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihinin belirlenmesine çalışılması, gerekirse pafta üzerinde inceleme yapılmak üzere bu hususun açıklığa kavuşturulması, ayrıca tescil konusu taşınmazın sınırında yer alan 30, 31, 32, 22, 23, 24, ifraz sonucu oluşan 1157, 1158 ve 29 parsellere ait kadastro tutanakları ile mevcutsa dayanak kayıtların getirtilip yerlerine uygulanması, bunlara göre dava konusu taşınmaz yönünün nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 08.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy