(4721 S. K. m. 982)
Dava: Musa Ç. ile Serik Milli Emlak Müdürlüğü (Hazine), Paşaoğlu Limited Şirketi aralarındaki zilyetliğin tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Serik Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 23.03.2005 gün ve 757/262 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeninin zilyetliği altında bulunan Hazine adına kayıtlı 44 parsel içinde kalan yer ile sınırındaki tarım arazisine davalı Şirketin kum ocağı olarak işletmek suretiyle yararlanmasına karşı koyduğunu açıklayarak bu yerler üzerindeki zilyetliğinin tespitine ve korunmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, sebep açıklamaksızın davanın reddine, davalı Şirket temsilcisi, dava konusu taşınmaz bölümlerinin 20.1.2002 tarihinden bu yana şirketin zilyetliği altında bulunduğunu, dava açma için öngörülen sürenin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Şirket aleyhine açılan elatmanın önlenilmesi davasının reddine, 11.1.2005 ve 15.2.2004 günlü rapor ve krokilerde A, B, D ve K harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacının zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zilyetliğin tespiti istenilen ve krokide A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün davalı Hazine adına tapuda kayıtlı 44 parselin kapsamında kaldığı, B, D ve K harfleriyle gösterilen bölümlerin de Aksu ırmağı eski yatağı ve dere içinde yer aldığı belirlenmiştir. Hazine adına tapuda kayıtlı bir yer üzerindeki davacının zilyetliği hukuken bir değer taşımaz. Diğer yönden B, D ve K harfleriyle gösterilen bölümlerin dere yatağı ve Aksu ırmağının eski yatağında kalması nedeniyle tespit dışı bırakılan yerlerdir. Tespit dışı bırakılan bu yerler hakkında davacının eda davası niteliğinde olan tescil davası açma hakkı mevcuttur. Eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası dinlenemez. Tüm bu açıklamalar karşısında tespite ilişkin davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacının zilyetliğinin tespitine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün BOZULMASINA, 13.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy