(3402 S. K. m. 14, 16) (775 S. K. m. 3) (YHGK. 05.04.2006 T. 2006/8-128 E. 2006/133 K.)
Dava: Ömer G. ile Karaköprü Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.03.2005 gün ve 435/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davaya konu 2338 parselin 42 yıl önce davacı tarafından imar ihya edildiğini, o tarihten beri davacının zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu, ancak taşınmazın Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından Hazine aleyhine açılan tescil davası sonucunda Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/377 esas ve 2002/1055 karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile davalı Belediye adına tescil edildiğini açıklayarak, davalı Belediye üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı vekili, taşınmazın hükmen belediye adına tescil edildiğini, böyle bir yerin zilyetlikle kazanılmayacağını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Belediye temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmazın 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında taşlık olarak tespit dışı bırakıldığı, Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından Hazine aleyhine açılan ve Hakem sıfatı ile karara bağlanan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.10.2002 gün 2000/180 esas ve 2002/977 karar sayılı mülkiyetin tespiti davası ve buna bağlı olarak açılan ve Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2002 gün 1999/377 esas ve 2002/1055 karar sayılı dosyası ile görülen tescil davası neticesinde Karaköprü Belediye Başkanlığı adına tapuya tescil edilmiştir. Bilahare imar çalışmaları sonucu bu parsel 3718 ve 3704 parsellere revizyon görmüştür. Davacının tescil talep ettiği yer iki parseli de kapsamaktadır.
Az önce bahsedilen Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/180 esas, 2002/977 karar sayılı Belediye Başkanlığı ile Hazine arasında görülen 21.10.2002 tarihinde kesinleşen hakem kararına göre dava konusu taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden bulunması, 775 sayılı Yasanın 3/1. maddesi gereğince mülkiyeti de Belediyeye geçtiğinden bahisle Belediye adına tesciline karar verilmiştir. Bu dosya üzerinden yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi Hasan K. ve tanık Mustafa D. dava konusu yerin köylülerin hayvan otlattığı kıraç bir yer olduğunu, buraların hiçbir zaman özel mülkiyete konu olmadığını ifade etmişlerdir. Bu keşif sırasında dinlenen Ziraat Mühendisi Ali Ç. de aynı şekilde ... parselin sürülmemiş, yer yer kayalık, toprak kısımlarının yoğun bir şekilde küçük küçük yapıda taşlarla ve çakıllarla kaplı olduğunu, arazinin toprak üstü veriminin toprak işlemeye elverişli olmadığını ve parselin herhangi bir yerinin imar ihya edilmediğini, taşlardan temizlenmediğini, ayrıca parsel üzerinde bitki örtüsünün de olmadığını, bu hali ile tarımsal faaliyetlere elverişli olmadığını... beyan etmiştir. Bu açıklamalar ve deliller her ne kadar hakem sıfatı ile görülen davada davacı bakımından kesin hüküm sonuçlarını doğurmaz ise de taşınmazın niteliği bakımından güçlü delildir. Eldeki bu dosyada dinlenen ziraatçi bilirkişi Nedim C.'ın 22.02.2004 tarihli keşfi müteakip hazırladığı 22.03.2005 tarihli raporunda taşınmazın niteliğini çok farklı bir biçimde tarif etmesi ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan üçüncü sınıf tarım arazisi, bağ ve fıstık bahçesi olarak göstermesi açık bir çelişki olup bu rapora değer verilemez.
Gerek hakem sıfatı ile görülen davada dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ve gerekse Ziraat Mühendisi bilirkişi Ali Ç.'nin hakem sıfatıyla görülen davada hazırladığı rapor, davacının bu yeri dava tarihinden 20 yıl önce imar - ihya etmediği ve zilyetlik suretiyle elinde bulundurmadığı kanaatini uyandırmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Belediye temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 27,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy