(6831 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 713) (766 S. K. m. 2)
Dava: F. G. ve A. Y. ile Hazine ve İ. Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Silifke Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.12.2003 gün ve 841/1325 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri, tescil konusu taşınmazın Devlet ormanı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İ. Köyü Tüzel Kişiliği, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, 03.07.2003 günlü krokide U. harfi ile gösterilen 210 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastroca tespit dışı bırakılan tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Kadastro Müdürlüğü tescil konusu taşınmazın 1980 yılında taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığını bildirmiş ise de temyiz incelemesi için birlikte gönderilen Silifke Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/854 esas numaralı dava dosyası arasında bulunan aynı yer Kadastro Mahkemesinin 1993/62 esas, 1993/158 karar numaralı kesinleşen dosyası arasında bulunan kadastro ekibince düzenlenen orijinal paftaya göre dava konusu yer Devlet ormanı niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Paftadaki belirlemeler karşısında Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısındaki bilgiler gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Kadastro tespitinin yapıldığı 1980 yılında yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi uyarınca orman niteliğiyle tespit dışı bırakılan bu yer 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yetkili Orman Kadastro Komisyonlarınca 1987 yılında yapılan orman kadastro tahdidine göre Devlet ormanı sayılan bir yerdir. Devlet ormanı olan bir yerin imar-ihya veya kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Böyle bir yer ancak orman sınırlama hattının dışında kaldığı tarihten itibaren kazanılabilir. Orman sınırlamasının yapıldığı tarihten 03.10.2002 dava tarihine kadar kanunda belirtilen kazanma koşulları ve süresi geçmemiştir. Davanın açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekili ile davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy