(4721 S. K. m. 713) (2863 S. K. m. 11) (6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Mehmet A
ile Hazine, Değirmendere Belediye Başkanlığı ve dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Menderes Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.06.2004 gün ve 416/416 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve Orman Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan inceleme sonucu yeniden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davaya dahil edilen Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmazın fundalık niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu göz önünde tutularak ilgisi yönünden davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi yönünden bozma sevk edilmiş, davalı İdare davada taraf durumunu almak suretiyle yargılama yürütülmüştür. Dosya arasındaki belgelere ve ormancı bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılan sınırlama çalışmaları sırasında orman dışı bırakıldığı belirlendiğine ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklandığına göre davalı Orman Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Tescil konusu taşınmaz 1957 yılında fundalık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Davacı 70-80 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine, özet olarak imar ve ihya olgusunun araştırılması, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığı ve 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava konusu taşınmazın hiç imar ve ihya gerektirmeyecek tarla niteliğinde bulunan bir yer olduğunu, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu, ormancı bilirkişi de tescil konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca 1948 yılında yapılan orman sınırlama hattının dışında orman sayılmayan yerlerden, arkeolog uzman bilirkişi de dava konusu taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığını bildirmesi üzerine mahkemece yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın anılan kanun uyarınca Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca düzenlenen belgeler ve haritası getirtilip dava konusu taşınmaza uygulanmamıştır. Bundan ayrı hüküm tarihinden sonra, 2863 sayılı Kanuna yapılan ilave ile sit alanlarının da zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar gözönünde tutularak dava konusu taşınmaz hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca alınmış bulunan karar ve dayanağı olan haritaların bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik ve arkeolog bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmaza uygulanması, 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinin yeni hükmü karşısında araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy