(4721 S. K. m. 706, 722, 723) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 284) (743 S. K. m. 648, 649)
Dava: İlyas Çokay ile İsmet Çakmakoğlu ve Nazikter Çakmakoğlu aralarındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının reddine dair Adana 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.03.2005 gün ve 278/149 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 12.10.2001 günlü protokol ile yapılan satış nedeniyle 209 nolu parselin davalı İsmet Çakmakoğlu (Çakmak) adına tapuda kayıtlı olan 1/7 payının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde arsa payı ve üzerindeki tesislerin değeri tutarı 126.058.000.000.-TL nin banka reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satın alma yoluyla oluşan zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde arsa payı ve üzerindeki tesislerin değerinin ödenmesi isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz 209 parsel nosu ile İsmet Çakmak ve müşterekleri adına tapuda kayıtlıdır. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı TMK. nun 706, BK.nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devir alan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Geçersiz bir harici satışa dayanılarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Mahkemece bu gerekçe ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tapu iptali ve tescil istemine ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekili, tapu iptali ve tescil isteminin mümkün görülmemesi halinde vekil edeninin dava konusu yere iyi niyetle yarış atı tesisleri yaptığını belirtmek suretiyle arsa payı ve üzerindeki tesislerin değeri tutarının da hüküm altına alınmasını istemektedir. Mahkemece yapıların ruhsatsız yapıldığı, Belediyece yıkım kararı verildiği, iptal davasının ret olunduğu, yapıların taşınmaz malikine artı getirisinin olamayacağı gerekçesiyle bedele ilişkin isteğin de reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre satış bedelinin ödendiği kanıtlanmamış olup, davacı taraf satışa konu paya ilişkin arsa değerini de isteyemez. Ancak, dava konusu yerin taraflar arasında düzenlenen 12.10.2001 günlü protokol ile satın alındığı iddia edilmiş bulunduğuna göre davacı iyi niyetli sayılabilir. İyi niyetli bir yapı sahibi ise bu halde sadece enkaz bedelini isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece toplanan deliller özellikle MK. nun 648 (TMK. nun 722) ve 649 (TMK.nun 723) maddeleri hükmü kapsamında değerlendirilerek öncelikle davacının iyi niyetli olup olmadığının belirlenmesi, iyi niyetli olduğunun kabulü halinde ise hak kazandığı enkaz bedelinin uzman bilirkişiye hesaplattırılarak bu miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün bedele ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy