(2863 S. K. m. 11) (6831 S. K. m. 1, 17)
H. K. ve müşterekleri ile Hazine, U. Köyü Tüzel Kişiliği ve dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair F. 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.07.2004 gün ve 685/667 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından ayrı ayrı süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar U. Köyü 107 ada 26 parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili ile davalı Orman İdaresi vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabul!üne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zilyetlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu parsel Hazine adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt malikine karşı açılması yeterli olup, ayrıca Orman Genel Müdürlüğüne davanın yöneltilmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemenin emri uyarınca davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesinde isabet bulunmamaktadır. Orman İdaresi hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. Davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmaktadır.Dosya kapsamına göre dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında 107 ada 26 parsel nosu ile ve tarla niteliği ile üçüncü derece arkeolojik ve doğal sit alanı içerisinde kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kazanma koşullarının. oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bir yerin zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle de kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Dairemize temyiz incelemesi için daha önce gelmiş bulunan F. 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava konusu taşınmazla aynı adada bulunan pek çok taşınmaza ilişkin olan başka başka dava dosyalarında mevcut F. Müze Müdürlüğüne ait rapor ve fotoğraflarda taşınmazların orman örtüsüyle kaplı bulunduğu özel mülkiyet konusu yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Temyize konu olan bu dosyada bu şekilde düzenlenmiş rapor ve fotoğraf bulunmamakta ise de, benzer davaların yakın ve aynı adada bulunan yerlere ilişkin olması nedeniyle taşınmazın başında yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın niteliklerinin kesin olarak belirlenmesi, fotoğraflarının çekilerek mahkemece usulüne uygun olarak onaylandıktan sonra dosya içine konulması, orman sayılmayan yerlerden olsalar bile mevcut nitelikleri ile ekonomik amaca uygun bir tasarruf durumunun bulunup bulunmadığının, kazanılıp kazanılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir. Kaldı ki; dava konusu 107 ada 26 parsel dosyada mevcut Orman Bilirkişisi A. ile Fen Bilirkişisi E. tarafından ortaklaşa düzenlenen 04.06.2004 tarihli rapor ve krokide 1990 tarihinde yapılıp kesinleşen orman sınırlama hattının dışında kalan yer olarak gösterilmiş ise de, taşınmazın içinde bulunduğu alanın devamı bu rapor ve krokide gösterilmediği için orman içi açıklık konumundaki bir alan olup olmadığı tam olarak belirlenememiştir. Bilindiği gibi kesinleşmiş orman sınırlandırma hattının dışında kalan yerler 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi uyarınca orman sayılmazlar ise de aynı Kanunun 17. maddesinde orman sayılmayan orman içi boşluklar üzerindeki zilyetlik ve tasarruf orman aleyhine genişlemeye yol açacağından ve orman bütünlüğünü bozacağından tasarruf durumu yasaklanmış, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece bu nedenle taşınmazın içinde bulunduğu alanın 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi ile hüküm altına alınan orman içi açıklık konumundaki bir yer olup olmadığı da belirlenmelidir. Bundan ayrı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile arkeolog bilirkişi raporuna göre dava konusu 107 ada 26 parselin Muğla Kültür ve Tabiat yarlıklarını Koruma Kurulu'nun 19.09.2002 günlü ve 1758 nolu kararı gereği "Üçüncü Derece Doğal Sit ve Üçüncü Derece Arkeolojik Sit Alanı" kapsamında kalan yer olduğu tartışmasızdır. Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önceki uygulamalarına göre kural olarak sit alanı içerisinde kalan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün bulunmakta idi. Ancak, 27.07.2004 tarihinde yayınlanmak suretiyle aynı tarihte yürürlüğe giren 5226 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine "sit alanları" ibaresi eklenmek suretiyle bu tür yerlerin de kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hükmün kesinleşmemiş, görülmekte olan davalarda da gözönünde tutulması gerekmektedir. Bu durumda hüküm tarihinden sonraki yasal düzenlemede nazara alınarak delillerin takdir olunup değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalı Hazine vekili ile davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy