(3402 S. K. m. 18)
Dava: N. Özdemir ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Develi Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.09.2004 gün ve 198/443 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.04.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden N. Özdemir ve vekili Avukat V. Özcan gelmedi. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat K. Altay geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak 148 ada 121 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin zilyetlikle kazanılamayacak orta malı mera olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
93550 m2 yüz ölçüme sahip 148 ada 121 parsele ait kadastro tutanağında tapu ve vergi kaydına rastlanılmayan dava konusu yerin kimlikleri bilinmeyen kişiler tarafından meradan sökülerek tarla haline getirildiği, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca 03.10.1990 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın vekil edeni adına paylı olarak kayıtlı bulunan 12.04.1972 gün ve 52 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını, tespit tarihinden geriye doğru 50 seneyi aşkın bir zamandan beri koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerin öncesi itibariyle köy orta malı mera olduğunu, diğer yerel bilirkişi ve tanıklar da yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu yeri kapsadığını, davacı ve miras bırakan babasının 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın meradan elde edilen bir yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kadastro tutanağındaki açıklamalara göre, dava konusu 121 parsel, Ş. köyü çalışma alanında bulunan bir yerdir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre de dava konusu taşınmaz H. Köyü ile Ş. Köyü'nün sınırlarında yer alan bir taşınmazdır. Davacının dayandığı tapu kaydı Y. köyüne ait bir tapu kaydıdır. H. köyünde kadastro çalışmaları yapılmadığı için tapu kaydının hiçbir parsele revizyon görmediği bildirilmiştir. Somut olayda; davacı tapu kaydına dayandığına göre, uyuşmazlığın öncelikle tapu kaydı gözönünde tutularak çözüme kavuşturulması gerekir. Tapu kaydının uygulanması ve kapsamının belirlenmesi yönünden yapılan inceleme yetersizdir. Tapu kaydı değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlar içerdiği için böyle bir kayıt miktarıyla geçerlidir. Dava konusu taşınmazın Ş. ve Y. köyünün ortak sınırında yer aldığı gözönünde tutularak davacının adına paylı olarak yazılı bulunan yukarıda tarihi ve sayısı yazılı tapu kaydının çevreyi bilen yaşlı kimseler arasından seçilecek yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla yöntemine uygun bir biçimde yerine uygulanması, tapu kaydının sabit ve bağlantılı sınırları esas alınmak suretiyle kapsamının belirlenmesi, dava konusu parselin tapu kaydının içinde kalıp kalmadığının araştırılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy