(3402 S. K. m. 14)
Dava: Sahire A. ve Muharrem Ş. ile Mehmet Ali T. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Zara Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.03.2005 gün ve 383/49 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yolu ile intikal ve satın almaya dayanarak dava konusu 3689, 6430, 3494, 3506, 3496 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılık belgesindeki payları oranında vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 3496 ve 3506 sayılı parseller yönünden feragat nedeniyle, 3689, 6430 ve 3494 sayılı parseller yönünden de koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 17.02.2005 tarihli yargılama oturumunda dava konusu 3496 ve 3506 sayılı parseller hakkındaki davadan feragat ettiğine göre, bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin 3506 ve 3496 parsellere yönelik temyiz itirazının reddi ile bu parseller hakkındaki hüküm bölümünün ONANMASINA,
Dava konusu 3494, 3689 ve 6430 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu taşınmazların öncesinin Hüseyin ve Vahide A.'a ait olduğu, Hüseyin A.'ın payını 1964 yılında Hatice T.'ya sattığı, Vahide'nin tek mirasçısının Hatice T. olduğu, böylece taşınmazların tamamının davacıların miras bırakanı Hatice'ye ait olması gerekirken, annesi Vahide ile gayri resmi evli olan Mehmet T.nun taşınmazları kullanmaya başladığı ve 20 yıldan fazla süre ile tasarruf ve zilyetliğini sürdürdüğü, Mehmet T.'nun ölümünden sonra da taşınmazları, ikinci evliliğinden olma çocukları olan davalıların malik sıfatıyla tasarruf ve zilyetliklerinde bulundurdukları ve davalılar yönünden kazanma koşullarının oluşmuş bulunması nedeniyle kadastroca davalılar adına tespit ve tapuya tescil edildiği, davacıların taşınmazları üzerinde hakları kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Taşınmazların davacıların kök murisi Vahide ile miras ilişkisi bulunmayan Mehmet T.'nun 20 yıldan fazla süre ile tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğu, ölümüyle ikinci evliliğinden olma çocukları olan davalıların tasarruf ve zilyetliklerini sürdürdükleri hususunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, Vahide'nin Mehmet T. ile gayri resmi evliliği nedeniyle davacıların, Mehmet T.'nun mirasçıları arasında yer alıp almadıkları önem arz etmektedir.
Davacıların Mehmet T.'ya mirasçı olduklarının kanıtlanması halinde, davalıların taşınmazlar üzerindeki zilyetlikleri, tüm mirasçılar adına geçmiş sayılacağından ve mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı cereyan etmeyeceğinden davacıların da hak sahibi bulunmaları söz konusu olacaktır. Bu bakımdan davacılara Mehmet T.'nun mirasçıları olup olmadıklarını kanıtlamaları yönünden süre ve imkan tanınması, mirasçı olduklarını kanıtlayamamaları halinde şimdiki gibi davanın reddine, mirasçı olmaları durumunda ise payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekecektir. Mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 3494,3689 ve 6430 parseller yönünden HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 27.09.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy