(3402 S. K. m. 15)
Dava: Şahin Ö. ile Turan Ö. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Boğazlıyan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.05.2005 gün ve 93/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, ortak miras bırakan Mehmet'ten yakın miras bırakan Kazım'a intikal eden miras paylarının yapılan taksimle vekil edenine geçtiğini, kadastro çalışmaları sırasında bu hususun gözden kaçırılarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, vekil edeninin miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bu yerlerin taksimle kendisine isabet ettiğini davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 137 ada 19 parsel hakkındaki davanın kabulüne, 154 ada 7 ve 155 ada 3 parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
155 ada 3 ve 154 ada 7 parseller 25.04.2002 tarihinde belgesizden davalı adına tespit edilmiş, 25.04.2003 tarihinde tutanaklar kesinleşmekle tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu parsellerin 1961 yılında ölen ortak miras bırakan Mehmet'ten vekil edenin yakın miras bırakanı Kazım ile davalı Turan ve diğer mirasçılara kaldığını, Kazım'ın 1987 yılında öldüğünü, Kazım terekesinin mirasçıları arasında yapılan taksim ile bu yerlerin vekil edenine bırakıldığını ileri sürmüştür. Az önce de açıklandığı üzere davalı Turan da bu yerlerin taksimle kendisine kaldığını savunmuşlardır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine; göre kök miras bırakan Mehmet'in mirasçıları arasında taksimin yapıldığı kanıtlanamamıştır.
Davacı vekili Kazım mirasçıları arasında yapılan taksimin dava konusu parsellerdeki miras hakkının vekil edenine kaldığını ileri sürmüş, dosya arasındaki belgelere göre Kazım mirasçılarından bir bölümü adına davacı ve başka mirasçılar taksime katılmışlar, daha sonra sunulan vekaletnamelerle Kazım'ın diğer mirasçıları taksime icazet verilmiştir.
Mahkemece Kazım mirasçıları arasında geçerli bir taksimin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere daha sonraki tarihte düzenlenen vekaletname ile tespitten önceki taksime icazet verilmiştir. Dava konusu taşınmazlar öncesi itibariyle tapusuz yerler olup taksim Kadastro Kanununun 15. maddesi hükmü karşısında geçerli olmaktadır. Kaldı ki Kazım mirasçıları arasında geçerli bir taksim bulunmasa dahi dava konusu parsellerin kök ortak miras bırakan Mehmet'ten kaldığı, davanın mirasçılar arasında görüldüğü gözönünde tutularak davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin 155 ada 3 ve 154 ada 7 parsele karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının kabulüyle bu parsellere ilişkin hüküm bölümünün BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy