(4721 S. K. m. 683)
Dava: Veli S. ile Cemal S. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Erdemli Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 10.09.2004 gün ve 450/448 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Veli S. tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 21.11.2002 havale tarihli dava dilekçesinde mahalle ve semtini belirttiği bir adet gecekondunun kendisine ait olduğunu, bu yeri 1996 yılında, dava dışı İlyas K.'tan haricen düzenlenen senetle satın aldığını, boşanma davası açılınca, bu yeri eşi Ayşe'nin kullanımına bırakarak Silifke'ye gittiğini, boşanma davasından sonra evini teslim almaya geldiğinde davalının işgali altında gördüğünü, bu yerle ilgili yaptığı ön soruşturmadan sonra boşandığı eşi Ayşe'nin, burayı davalı kişiye haricen sattığını öğrendiğini, uyuşmazlık konusu gecekondunun boşandığı eşi Ayşe'ye ait olmaması nedeniyle onun davalıya yaptığı satışın dahi geçerli olamayacağından ve davalının da burada haksız işgalci olduğundan; davalının bu yere haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, çekişmeli gecekonduyu 23.08.2000 tarihli haricen düzenlenen ev ve arsa satışı senediyle dava dışı Ayşe'den satın aldığını ve zilyetliğin kendisine devir edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın, zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi davası olduğu, çekişmeli yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu, davacının buradaki zilyetliğini kendi rızasıyla dava dışı eşi Ayşe'ye terk ettiği, Ayşe'nin de burayı ve zilyetliğini davalıya devir ve teslim ettiği, davacının burada korunmaya değer üstün bir hakkı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinde; dava konusu gecekondunun bulunduğu 14 ada 239 parsel Hazine'ye aittir. Davacı, dava konusu gecekonduyu ve isabet eden zeminini 9.7.1996 tarihinde dava dışı İlyas K. isimli kişiden satın almıştır. Davacı satın alma tarihinden itibaren bir süre bu evde eşi ve çocuklarıyla birlikte ikamet etmiştir. Sonradan eşi Ayşe ile aralarındaki boşanma davası nedeniyle müşterek haneyi terk ederek Silifke'ye gitmiştir. Davacının eşi Ayşe ve müşterek çocukları bu evde davacıya teban oturmaya devam etmişlerdir. Ne var ki, bir süre sonra Ayşe, işbu gecekonduyu davalıya 23.8.2000 tarihinde haricen düzenlenen senetle satarak kullanımını devir etmiştir. Bundan sonra, davacının bu yeri kontrole geldiğinde davalının elinde olduğunu tespit ettikten sonra eldeki davayı açmıştır. Davacı kişi son oturumda gecekondunun bulunduğu yerin (zeminin) Hazineye ait olduğunu kabul etmiştir. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık, eldeki davanın zilyetliğin korunması davası mı yoksa hakka dayalı elatmanın önlenmesi davası mı olduğu noktasında odaklanmaktadır.
Somut olayda davacının zilyetliğe değil hakka dayanarak eldeki davayı açtığı tartışmasızdır. Bu durumda işin esası incelenerek bir karar verilmelidir. Ancak, dosyaya sunulan harici satış senetleri dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının anlatımları dikkate alındığında; İşbu gecekondunun davacıya ait olduğu, boşanma davası açılınca dava dışı eşi ve çocuklarının bu yerde oturmalarına rıza gösterdiği, ne var ki Ayşe'nin bu yeri davalıya haricen sattığı, ancak Ayşe malik olmadığı için yaptığı satışın geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca hakka dayalı olarak açılan eldeki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy