(4721 S. K. m. 713) (766 S. K. m. 2)
Dava: M. Özer, müdahil davacı M. Akkurt ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve B.Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Silifke 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.05.2005 gün ve 788/186 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı kadastroca tespit dışı bırakılan bir parça tapusuz taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri, tescil konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. B. Köyü Muhtarlığı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 12.04.2002 tarihli krokiye göre A harfi ile gösterilen 1200 m2 yüzölçümlü taşınmaz bölümünün davacı adana tesciline, B harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastroca tespit dışı bırakılan tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1.maddesi hükmü uyarınca tapuya tescili isteğine ilişkindir. Temyize konu taşınmaz bölümünün dava tarihine kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş ve mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yerdir. Kadastro Müdürlüğünün taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesine göre tespit harici bırakıldığı yönündeki karşılık yazısı nitelik belirleme bakımından yeterli değildir. Dava konusu yerin kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesi bakımından bu hususun yeniden Kadastro Müdürlüğünden sorulması, gerekirse, orijinal kadastro paftası getirtilerek pafta üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, komşu 278, 280 ve 281 parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması ve taşınmaz yönünü ne şekil ve nitelikte gösterildiğinin araştırılması, yetkili orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırlandırma hattı dışında bırakılma tarihine kadar devlet ormanı sayılıp sayılamayacağı hususunun tartışılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bundan ayrı, dava kısmen kabul ve kısmen retle sonuçlandığına, davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü yargılamada vekil ile temsil olunduğuna göre, davalılar yararına dava tarihindeki Avukatlık asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca; Avukatlık ücreti takdiri gerekirken bu hususta olumsuz karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy