(766 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 713, 715)
Dava: R.E. ile Hazine ve Karaotlak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Halfeti Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 08.07.2005 gün ve 232/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, özel harman yeri olarak tasarruf edilen dava konusu yerin mirasen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile kullanıldığını bildirmiştir.
Mahkemece, 24.11.2004 günlü krokide gösterilen 2027,93 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1.maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Dava konusu yer 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi kapsamında kalan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı bu yeri özel harman yeri olarak kullandığını bildirmiştir. Bir yerin özel harman yeri olarak kullanılması ve tapuya tescili için taşınmazın niteliği itibariyle elverişli yerlerden olması gerekir. Ziraatçı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.12.2004 günlü raporda; dava konusu yerin köy boşluğu niteliğinde ve büyük bir kısmının kayalık bir yer olduğu açıklanmıştır. Bu açıklamalara göre, tescil konusu taşınmaz TMK. nun 715. maddesi kapsamındaki Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı veya zilyetlik yoluyla edinilmesi ve tapuya tescili mümkün değildir. Ziraatçı uzman bilirkişinin raporundaki açıklamalar karşısında takdiri delil niteliğindeki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy