(4721 S. K. m. 973, 982, 996) (743 S. K. m. 909) (1086 S. K. m. 258, 259, 275)
Dava: Nuri Kaval ile Mehmet Sönmez ve Sarıkavak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tecavüzün men'i zilyetliğin tespiti davasının reddine dair Çameli Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 15.06.2005 gün ve 71/84 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı Teslime isimli kişiden 1996 yılında satın aldığı yerde zilyet olduğunu önceki maliklerle birlikte zilyetliğinin 50-60 yılı bulduğunu, müvekkilinin Gölhisar ilçesinde yaşamasını fırsat bilen davalının kendi taşınmazının dere yatağından hafriyat alarak genişlettiğini, böylece dereye davacının tecavüz ettiğini, davacı müvekkilinin köye dönüşünde arazisini ıslah etmek istediğini, bunun üzerine davalının 3091 sayılı Kanun hükümlerine göre Kaymakamlık makamına başvurup, müvekkilini dere yatağına tecavüz ettiğinden bahisle men ettirdiğini, bu şekilde davalının, davacı müvekkilinin taşınmazına müdahalesinin gerçekleştiğini açıklayıp, tecavüzün men'ini ve zilyetliğin tespitini istemiştir.
Davalı Mehmet Sönmez, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, eda davası açmak mümkünken, zilyetliğin tespiti davası açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı TMK. nun 996. maddesine (MK.909 m.) dayanarak önceki malikin zilyetlik süresi ile kendisinin zilyetlik süresinin 50-60 yılı bulduğunu açıklayarak tecavüzün men'i isteğinde bulunmuştur. Bu istekten de anlaşılacağı gibi davacı kazanmayı sağlayacak süre zilyet olduğunu ileri sürmektedir. Davacının zilyetliğe vaki müdahalesinin önlenmesini hakka dayanarak istemesi mümkün olduğu gibi, TMK. nun 973. maddesine göre ... şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir... hükmünden hareketle TMK. nun 982. maddesine göre zilyetliğe vaki müdahalenin önlenmesini isteyebilecektir. Mahkemenin davacıya eda davası açmaya zorlanmasının kanuni bir dayanağı bulunmamaktadır. Davacının öncelikli isteği tecavüzün önlenmesidir.
Mahkemece yapılacak iş; Mahallinde keşif yapılıp, HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri hükümlerine göre taraf şehitlerini usulüne uygun bir şekilde davet edip dinlemek, HUMK. nun 275 ve müteakip madde hükümlerine göre gerektiği taktirde bilirkişilerden rapor almak ve diğer delillerle birlikte değerlendirip sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy