(4721 S. K. m. 701, 702, 716) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Alparslan K. ve Osman K. ile Arslan K. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Doğanhisar Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 20.05.2005 gün ve 279/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Arslan K., Zeynep P. ve Esmehan P. tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davaya konu 196 ada 28 parselin evvelce davalıların miras bırakanı ve babaları Hüseyin K.'ya aitken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, murisin eşi Sultan K.'nın 1/4 miras payını 08.04.1985 tarihli senetle torunları olan davacılara satıp zilyetliğini devrettiğini ileri sürerek taşınmaza ait tapu kaydının 1/4 payının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Aslan Kaya ve Zeynep Parmak, babalarının ölümü ile taşınmazın anneleri Sultan ve beş kardeşe kaldığını, yapılan taksimde annelerinin de çocukları gibi 1/6 pay aldığını, senedin geçersiz olduğunu ancak senedin geçerli sayılması halinde davacılara 1/4 değil 1/6 pay verilmesi gerektiğini söylemişler, diğer davalılar reddi savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmaz tapu kayıtlarının iptali ile fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 02.05.2005 günlü krokiye göre kırmızıya boyalı taşınmazın 1/4 oranındaki kısmının davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar Arslan K., Zeynep P. ve Esmehan P. tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 2811.12 m2 yüzölçümlü bahçe vasfındaki 196 ada 28 parsel 14.11.2000 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları esnasında miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan 20 yılı aşan eklemeli zilyetlik nedeni ile verasette iştirak halinde davalılar adına tespit ve tescil görmüştür.
Taşınmazının öncesinin davalıların miras bırakanı Hüseyin K.'ya ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar davada taksime dayanmamış, muris Hüseyin'den eşi Sultan'a intikal eden 1/4 miras payını 08.04.1985 tarihli senetle satın almaya dayanmışlardır. Dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları taksim hakkında bilgilerinin olmadığını söylemişlerdir. Davalılar Hüseyin mirasçılarının taşınmazı taksim ettiklerini, altı parçaya ayırdıklarını ve anneleri Sultan'a da zeminde yeri belli olan taşınmaz parçasını verdiklerini söylemişlerdir.
Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi tapusuz bir taşınmazda, mirasçılardan birinin miras payını mirasçı olmayan üçüncü kişiye yapacağı pay satışına ilişkin sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Somut olayımızda, muris Hüseyin mirasçıları taşınmazı taksim etmiş, anneleri Sultan'a bırakılan taşınmaz parçası zeminde belirlenmiştir. Bu bölüm fenni bilirkişi rapor ve krokisine göre taşınmazın 1/6 sına karşılık gelmektedir. Sultan bu parçayı mirasçı olmayan torunları davacılara satıp zilyetliğini devretmiş olmakla bu bölüme ait mülkiyet hakkı artık davacılara geçmiştir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de taşınmazın ifrazının mümkün olmaması da dikkate alınarak 1/6 paya ait davalılar tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken Sultan'ın miras payını sattığı kabul edilerek ¼ paya ait kaydın iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Arslan K., Zeynep P. ve Esmehan P.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden dolayı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 50,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy