(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 366)
Dava: Ahmet Yılmaz ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Osmaniye Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Orhaneli Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 08.04.2005 gün ve 266/188 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu yerin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Orman İdaresi temsilcisi, orman araştırması yapılmasından sonra beyanda bulunacaklarını ifade etmiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, davaya karşı diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, 26.07.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen 1987,43 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1 maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasen intikal ve eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Orhaneli Kadastro Müdürlüğünün 15.10.2003 günlü ve 467 sayılı karşılık yazısına ekli paftadan dava konusu taşınmazın 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olarak tespit dışı bırakıldığı anlaşılmış, ormancı bilirkişinin 20.07.2004 günlü raporunda ise 02.05.1996 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sonucu dava konusu yerin orman sınırları dışında kaldığı belirtilmiştir. Böyle bir yer koşulları oluştuğu takdirde kazanılabilir. Ancak, mahkemece yapılan keşifte sadece yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler dinlenilmiş, taraf tanıkları ve ziraatçı uzman bilirkişi dinlenilmemiştir. Diğer bir ifade ile; ihya edilmeksizin böyle bir yerin zilyetlik yoluyla nasıl kazanıldığı gereği gibi araştırılıp belirlenmemiştir. Bu yön gözönünde tutularak öncelikle taraflara tanıklarını bildirmeleri için süre ve imkan tanınması, daha sonra yerel, teknik, fotoğrafçı ve ziraatçı uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif yapılması, taraf tanıklarının usulünce çağırılarak taşınmaz başında dinlenilmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan bu yerin öncesi itibariyle niteliği, orman olarak tespit dışı bırakılan yerin davacı tarafından imar ve ihya edilip edilmediği, edilmiş ise bu olgunun nasıl geçtiği ve hangi tarihte tamamlandığının, bu yerin nasıl ve ne şekilde tasarruf edildiğinin ayrıntılı olarak sorulması, ziraatçı uzman bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, HUMK. nun 366. maddesi hükmü uyarınca dava konusu yerin yeterince fotoğrafları çektirilip hakimce onaylanarak dosya içerisine konulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmada oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla 17.10.2005 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy