(3402 S. K. m. 7, 14, 25, 27, 28)
Dava: Dursun A. ile Hazine ve Çomranlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Çaycuma 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.06.2004 gün ve 59/390 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutları yazılı yerin kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığını, buranın gerçekte yol olmadığını, müvekkilinin zilyetliği altında bulunduğunu, 82,20 m2'lik bu yerin ayrı bir parsel numarası verilerek müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın yol olarak tespit dışı bırakıldığını, tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık süre geçmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tespit dışı bırakma tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 14.05.2001 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, süresi içerisinde Kadastro Mahkemesine dava açarak kadastro tespitine itiraz etmiş, dava konusu taşınmazın adına tapuya tescilini istemiştir. Kadastro Mahkemesince açılan bu dava 3402 sayılı Kanunun 7/4 maddesinde belirtilen sürede dava açılmadığından reddedilmiştir. Davacı red kararı üzerine Çaycuma Asliye Hukuk Mahkemesinde eldeki davayı açmıştır.
Kadastro Mahkemeleri 3402 sayılı Kanunun 25, 27 ve 28. maddelerine göre, kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlerle ilgili davalara bakamaz. Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında yol niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Davacı Kadastro Mahkemesine, 3402 sayılı Kanunun 7/4. maddesi gereğince tutanak düzenlenmeyen dava konusu yerin kadastroya tabi olması iddiasıyla tespite itirazda bulunmuştur. Esasen bu isteğini Kadastro Komisyonuna süresinde itiraz ederek bildirmek durumundadır. Davacının, dava konusu yola komşu adına tespit gören 121 ada 5 numaralı parsele ilişkin olarak tutanağı kesinleşmeden iş bu davayı Kadastro Mahkemesinde açtığına, Kadastro Mahkemesince de tutanak düzenlenmeyen yerlere ilişkin davalara bakılamayacağına göre, davacının Çaycuma Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davasının hak arama süresi içerisinde açılmış olduğunun kabulü gerekir. Davanın süresinde açılmadığından bahisle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy