(3402 S. K. m. 16) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Mehmet Ali Ateş ile Hazine, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Koparan Köyü Tüzel Kişiliği ve dahili davalı Gölbaşı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Gölbaşı/Ankara Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.03.2005 gün ve 66/217 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı bir parça taşınmazın zilyetlik hukuki sebebine dayanarak müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dava konusu taşınmazın adlarına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Gölbaşı Belediye Başkanlığı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, doğal çayırlık karakterinde olan dava konusu yerin imar ve ihyaya konu olamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatından, ziraat mühendisi bilirkişinin raporundaki açıklamalardan; dava konusu taşınmazın VI. sınıf tarım arazisi sınıfında bulunduğu, böyle bir taşınmaz üzerinde işlemeli tarım ve bahçe tarımı yapmaya imkan bulunmadığı, doğal çayırlık karakterinde olan taşınmazın imar ihya işlemlerine de tabi olamayacağı anlaşılmıştır. Toplanan deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiği ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu fen memuru bilirkişinin 23.06.2004 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakılmış, çevresinde bulunan yerlerden fen memuru bilirkişinin krokisinde (C) harfi ile gösterdiği yer Hazine adına ihdasen tapuya tescil edilmiştir. Ziraat mühendisi bilirkişi taşınmaz üzerinde mevcut taşları toplama gibi arazinin doğal yapısını düzeltecek hiçbir faaliyet yapılmadığını açıklamıştır. Bu hale göre, kadastro tespitindeki belirleme gibi taşınmaz taşlık niteliğini korumaktadır. Bilirkişinin ayrıca taşınmazı çayırlık karakterinde göstermesi bu yerin tesciline tabi tutulmasına engel değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi mer'a, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerlerinin kadastroca sınırlandırmaya tabi tutulup, parsel numarası verildikten sonra özel siciline yazılacağını düzenlemiştir. Yine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesinde; kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel suların tescile tabi olmayacağı belirtilmiştir. Mahkemenin dava konusu taşınmazı çayırlık şeklinde niteleyip Hazinenin tescil talebini reddetmiş olması doğru olmamıştır. Hazine arzın sahibidir. TMK. nun 713/6.maddesine göre, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar vermek gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı davacıya ait 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy