(1086 S. K. m. 445, 447)
Dava: Beykonak Belediye Başkanlığı ile Mustafa Bircan aralarındaki yargılamanın iadesi davasının reddine dair Kumluca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.03.2005 gün ve 296/153 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Beykonak Belediye Başkanlığı vekili, Hazinenin koşullu satışı ile vekil edeni belediyeye geçen dava konusu 110 ada 1 parselin davalı ve temlikin yapıldığı tarihte görevli olan belediye yetkililerince anlaşarak kötü niyetle ve kısa sürede hükmen adına tescilini sağladığını açıklayarak iptal ve tescile ilişkin Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1998 gün, 1998/402 esas ve 1998/331 karar sayılı kesinleşen hükmün HUMK. nun 445. maddesinin 7 ve 8. bendlerinde yazılı nedenlere dayanılarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu parseli hükmen edindiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin öğrenilmesi tarihinden itibaren kanunda yazılı hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre 2717 m2 yüzölçüme sahip 110 ada 1 parsel hükmen 24.02.1999 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava, HUMK. nun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı belediye vekili, yetkisiz belediye temsilcisi ile davalının hile ve hud'ası sonucu temlike esas olan işlemlerin ve hükmün alındığını açıklayarak tapu kaydının oluşumuna esas olan yukarıda tarih ve sayısı yazılı hükmün yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, kamu tüzel kişisi olan davacı belediyenin yönetiminde devamlılık esas olduğu, temlikin yapıldığı tarihte durumun belediyeyi temsile yetkili kişilerce bilindiği, ileri sürülen sebeplere dayanılarak davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, HUMK. nun 445. maddesinde yazılı sınırlı nedenlere dayanılarak yargılamanın yenilenmesi davasının dinlenebilmesi için aynı Kanunun 447.maddesinde yazılı süreler içerisinde açılması gerekir. Mahkemece de kabul edildiği üzere anılan maddedeki süreler hak düşürücü nitelikte olup, görevden ötürü mahkemece doğrudan doğruya gözönünde tutulması gerekir. Ancak, somut olayda; davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi bakımından dava konusu parselin hükmen davalıya geçiş şekli ve yapılan işlemlerin bilinmesinde yarar bulunmaktadır.
Dosya arasındaki belgelere göre; kumluk niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan dava konusu parsel ve dava dışı toplam 134 kıta taşınmazın konut alanı olarak kullanılmak üzere istek üzerine Beykonak Belediye Başkanlığına 2942 sayılı Kanun uyarınca satışına dayanılarak 17.08.1998 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Bu aşamadan sonra, şimdiki davanın davalısı Mustafa Bircan'ın, Beykonak Belediye Başkanlığı aleyhine 110 ada 1 parselin tapu kaydının iptal ve tescili için Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesine 10.12.1998 tarihinde açtığı dava, Belediye Meclisince alınan 10.12.1998 gün ve 1998/6 sayılı karar uyarınca dava konusu parselin davalı Mustafa Bircan'a satılmasına karar alınmış, davalı Beykonak Belediyesini temsilen belediye meclisi üyesi Musa Dalgıç isimli kişinin davayı kabul etmesi üzerine aynı tarihte davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizinden feragat edildiğinin bildirilmesi üzerine 14.01.1999 tarihinde kesinleştiği açıklanmıştır. Görüldüğü üzere; dava konusu parselin satışı, satış işlemlerinin yapılması, davanın açılması ve sonuçlandırılması aynı tarihte yapılmıştır. Davalı Mustafa Bircan, belediye meclisince alınan karara katip olarak katılmıştır.
Diğer yönden, belediye tüzel kişiliğinin yargı mercilerinde temsil durumu Belediye Kanununda düzenlenmiştir. Belediye meclisi üyesinin mahkemeler önünde belediyeyi temsil ve belediye aleyhine açılan bir davayı kabul yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıntıları dosya arasındaki belgelerde yazılı olduğu üzere, davalı Mustafa'nın temlikin yapıldığı tarihte davacı belediyeyi temsil eden yetkisiz kimselerle el ve işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle temlik işlemini yaptığı anlaşılmaktadır. Tüm bunlardan ayrı belediye meclisi kararındaki bilgilere göre, belediye başkanı İsa Günay'a da 111 ada 4 parselin satılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi davasının HUMK. nun 447. maddesinde yazılı sürenin öğrenildiğinden söz edilebilmesi için, yapılan bu işlerden belediyenin yetkili temsilcilerinin haberdar olması gerekir. Temlikin yapıldığı tarihte belediye başkanı olan kişinin de davalı gibi başka bir parseli edindiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine ve dava konusu parselin edinme şekline göre, temlikin yapıldığı tarihte görevli belediye temsilcisinden bu hususu dava yoluyla ileri sürmesini beklemek mümkün olmaz. Bu durumda, yapılan yerel seçimler sonucu seçilen yeni başkanın durumu öğrendiği tarihten itibaren sürenin hesap edilmesi gerekir. Somut olayda, belediyeyi temsile yetkili olan yeni başkanın seçildiği tarihten itibaren kanunda yazılı süre içerisinde davanın açıldığı görülmüştür. Tüm bu açıklamalar karşısında yerel mahkemenin sürenin geçmiş olmasına ilişkin nitelendirme ve kabulüne katılmak mümkün olmamıştır. Davanın süresinde açıldığının kabulü ile iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacı belediye vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy