(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Ahmet Çavdarcı, müdahil Mevlüt Çavdarcı ile Hazine ve dahili davalı Örenşehir Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair İncesu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.05.2005 gün ve 509/142 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir parça taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne 5546,06 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ½ şer hisse nispetinde davacı Haşim oğlu Ahmet Çavdarcı ile Mevlüt Çavdarcı adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespit çalışmaları sırasında taşlık ve kayalık niteliğiyle tespit dışı bırakılan dava konusu yerin mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve şahit beyanları ve bunları doğrulayan ziraat mühendisi ile fen memuru bilirkişilerin raporlarıyla taşlık ve kayalık niteliğinde olmadığı belirlenmiştir. Bilirkişiler taşınmazın hali arazi niteliğinde olup, toprak yapısının kumlu olduğunu, üzerinde üzüm bağı bulunduğunu, komşu kuru dere ve yola doğru genişlemenin bulunmadığını, kuru dere ile taşınmaz arasında 4 - 5 m. kot farkı bulunduğunu, taşlık ve kayalık kısımların dava konusu taşınmazdan sonra başladığını ifade etmişlerdir. Dinlenen şahitler davacıların taşınmazın üzerindeki zilyetlik süresinin 20 yılı aştığını, zilyetliğin malik sıfatıyla aralıksız ve davasız sürdüğünü beyan etmişlerdir. Bu hale göre mahkemenin davayı kabul edip, taşınmazın davacılar adına tesciline karar vermesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Mahkemenin TMK. nun 713. maddesine göre açılmış olan tescil davasında, harcın tamamının davacı ile müdahil davacıdan alınmasına karar vermesi gerekirken, yatırılan harçların istek halinde davacılara iadesine karar vermesi doğru değildir. Ancak, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu nedenle HUMK. nun 438/7. maddesine göre, mahkeme hükmünün (2) numaralı bendinde yer alan ...davacı ve müdahil davacı tarafından yatırılan harçların istek halinde iadesine... sözlerinin çıkartılarak yerine ...dava değeri üzerinden hesaplanacak harçtan peşin alınan karar ve ilam harcının mahsubuyla arta kalan kısmının davacılardan alınmasına... sözlerinin eklenmesine, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy