(3402 S. K. m. 16)
Dava: Mahmut Onaran ile Hazine ve Demirkazık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki mer'a kaydının iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çamardı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.05.2005 gün ve 55/49 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, bağış ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 132 ada 17 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, dava konusu taşınmazın bir kısmının davacıya ait olduğunu, bir kısmının da mer'a olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece 03.03.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen 3042,93 m2 ve D harfi ile gösterilen 8346,98 m2 yerlerin davacı adına tapuya tesciline, krokide B, C ve E harfleri ile gösterilen yerler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, bağış ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu 132 ada 17 nolu parsele ait kadastro tutanağında; sınırlandırması yapılan ve senetsiz yerlerden olan 17 nolu parselin tamamının Demirkazık Köyü halkının hayvanlarını otlattıkları yerlerden olduğu ve halen de bu amaçla kullanıldığı muhtar ve bilirkişilerin beyanları ile anlaşıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi gereğince 28.07.1993 tarihinde sınırlandırmasının yapıldığı, sınırlandırmanın 26.05.1994 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.
Her ne kadar yerel bilirkişiler ile davacı tanıkları kabule ilişkin taşınmaz bölümlerinin davacıya ait olduğunu, tarım arazisi olarak davacı tarafından kullanıla geldiğini ifade etmişler ise de; dava konusu taşınmaz bölümlerinin tümüyle mer'a olarak sınırlandırılan 17 nolu mer'a parseli içerisinde kaldığı teknik bilirkişinin 03.03.2004 günlü krokili raporu ile belirlenmiştir. Üstelik taşınmazın krokide B, C ve E harfleriyle gösterilen bölümlerinin de % 45-70 meyilli olduğu ve özellikle taşlık ve kayalık yapıda olması nedeniyle tarım yapılabilecek nitelikte bulunmadığı ziraatçı uzman bilirkişi raporunda gerekçeli olarak açıklanmıştır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın tamamen 17 nolu mer'a niteliğinde ve bir bütün halinde olan mer'a parseli içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Mer'a niteliğinde olan yerler zilyetlik yoluyla kazanılamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın A ve D harfleri ile gösterilen bölümler yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy