(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 16) (2644 S. K. m. 24)
Dava: Mehmet Avcı ile Hazine ve Sürgücü Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Savur Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.05.2005 gün ve 70/40 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik, nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, sınırları belirtilen 123,49 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle köyün ortak yerlerinden iken köy tüzel kişiliğince 1982 yılında Hacı Sefer Süer isimli kişiye satılıp devredildiğini, ondan Şeyhmus Direkçi'ye, onun da satış ve devri ile kendisine geçtiğini açıklayarak 30 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tescil istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle tarihi mezarlık ve mezarlık uzantısı olduğunu, köy tüzel kişiliği tarafından satılıp devredildiğini, birbirini izleyen satış ve devirlerle davacıya geçtiğini bildirmişlerdir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davanın kanıtlandığı ve tescil konusu taşınmazın davacı tarafından kazanıldığı anlaşılmakta ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bir yerin TMK. nun 713/1.maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Davacı dilekçesinde bu yerin köyün orta malı yerlerden olduğunu açıklamış, yerel bilirkişi ve tanıklar tarihi mezarlık ve uzantısı olduğunu bildirmişlerdir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesinin A fıkrasında mezarlıklar hizmet malları arasında sayılmıştır. Köy Tüzel Kişiliğinin mezarlık olan bir yeri satış ve devri geçersizdir. Diğer yönden, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Ancak, öncesi mezarlık olan bir yer terk edilmiş ve metruk mezarlığa dönüşmüş ise 2644 sayılı Tapu Kanununun 24.maddesi hükmü uyarınca kazanılması mümkün olabilir. Somut olayda, taşınmazın terk edilen ve bu nedenle metruk mezarlığa dönüşen bir yer olup olmadığı gereği gibi araştırılmamıştır. Gerçekten de bu yer metruk bir mezarlık durumunda ise böyle bir yerin köy tüzel kişiliği tarafından özel mülkiyet şeklinde kazanılması mümkün olabileceği gibi satış ve devri de geçerli olur. Bu husus üzerinde durulması, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlığın sona erdirilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy