(1086 S. K. m. 151) (3194 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 501, 713)
Dava: H. ve müşterekleri ile E. ve müşterekleri, Hazine ve S. Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair S. 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.06.2002 gün ve 8/370 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacılar vekili ile davacı Hasan A. taraflarından süresinde duruşmalı olarak istenilmiş ise de; duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların murisleri adına tapuda kayıtlı bulunan 200 ada 20 nolu parselin tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına murisleri H.'nin veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın husumetten reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı S. Belediye Başkanlığı vekili ile bir kısım davalılar vekili Av. Ş. davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar vekili Av. S. davanın usulüne uygun olarak açılmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüştür.
Diğer bir kısım davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, bir kısmına ise ilanen tebligat yapılmış olduğu halde yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, uyuşmazlık konusu 2483 ada 7, 9, 14 ve 15 nolu parseller ile 2490 ada 7 nolu parselin tapu kaydının tamamen, 2483 ada 8 ve 13 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının ise O.G., S. Belediyesi ile N., E., E.S.'nin payları dışında kalan diğer paydaşların payları yönünden tapu kaydının iptali ile muris H.'nin veraset ilamındaki payları oranında mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili Av. Ş.Ö. ve davacılardan H. oğlu 1937 doğumlu H.A. vekili N.Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nın 713/2 (eski MK'nın 639/2.) maddesinde açıklanan ölüm nedeniyle mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
1213,60 m² yüzölçümlü 200 ada 20 nolu parsel, 02.05.1974 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalıların murisleri adına paylı mülkiyet şeklinde tespit edilmiş olup, 21.10.1979 tarihinde belediyenin yol geçirmesi ve kamulaştırması nedeniyle ifrazen aynı ada 127 ve 128 nolu parsellere ayrılmıştır. 127 nolu parsel kamulaştırma sonucu yolda kalmış ve 128 nolu parsel ise 1160,66 m² yüzölçümlü olarak aynı şekilde kayıt malikleri adına paylı olarak işlem görmüştür. Anılan parselin öncesi de tapulu bir yerdir. Kayıt maliklerinden S. ve H. 1329'da, A. 1938'de, Ş. 1929'da, A. 1928'de ve L. ise 1327 tarihinde ölmüşlerdir. Davanın reddine ilişkin önceki kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.03.1994 tarihli ilamlarıyla TMK'nın 639/2. maddesi uyarınca tapunun hukuki değerini yitirdiği, kazanma koşulları ve süresinin davacı taraf yararına gerçekleştiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Görüldüğü gibi Daire kesin bozma sevk etmiştir.
Bozmadan sonra 1994 yılında 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince yapılan şuyulandırma sonucu, uyuşmazlık konusu 200 ada 128 sayılı parsel, 2483 ada 7, 8, 9, 13, 14 ve 15 ile 2490 ada 7 nolu parsellere ayrılmıştır. Teknik bilirkişinin rapor ve krokisine göre, 200 ada 128 sayılı parselin kapsamı belirlenmiş olup, sınırları sözü edilen krokide kırmızı kalemle işaretlenmiştir. Bu krokiye göre 2483 ada 8 ve 13 sayılı parsellerin tamamı, aynı ada 7, 9, 14 ve 15 nolu parsellerin bir kısmı ve 2490 ada 7 nolu parselin tamamı 200 ada 128 nolu parselin kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
Feragat yetkisi bulunan davacılar vekili Av. E.S., hükümden sonra dosyaya sunduğu 18.10.2002 günlü dilekçeleriyle 2483 ada 15 nolu parselden feragat ettiklerini ve buna göre işlem yapılmasını istemiştir.
Davacı H. oğlu 1937 doğumlu H.A. vekili Av. N.Ç.'nin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede; davacı H. vekili temyiz dilekçesinde vekil edeninin davacı sıfatıyla diğer davacılarla birlikte dava açtığını, ortak miras bırakan H.A.'nın oğlu olduğunu, bozma ilamına uyulmakla usulü kazanılmış hakkın doğduğunu, buna karşın son kararda kendisine pay verilmediğini açıklayarak bozma isteğinde bulunmuştur. Ortak miras bırakan H.A.'ya ait veraset belgesinde 1335 yılında doğan ve 15.02.1940 tarihinde ölen H.A. isimli bir mirasçısının bulunduğu, H. ve G.'den olma 1937 doğumlu H.A. isminde başka bir mirasçısının yer almadığı, bu bakımdan hükmü temyiz eden H.A.'nın muris H.'nin mirasçısı olup olmadığı dosya kapsamındaki bilgiler ile veraset belgesinden anlaşılamamıştır. Hükmü temyiz eden Hasan A., gerçekten muris H.'nin mirasçısı ise bunu alınacak hasımlı veraset belgesi ile kanıtlaması gerekir. Bu bakımdan Sivas Sulh Hukuk Mahkemesince verilen muris H.A.'ya ait veraset belgesinin iptali ile ve yeniden kendisinin de mirasçı olduğunu belirleyen hasımlı veraset belgesinin alınması konusunda kendisine süre ve imkan tanınması, alınacak yeni veraset belgesine göre delillerin değerlendirilmesi ve ondan sonra sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Öte yandan, davacı vekili Av. E.S. temyiz dilekçesinde; kabul edilen parseller yönünden davalı Hazine ve Belediye vekilleri yararına kısmen kabul nedeniyle vekalet ücretine hükmedildiğini, bunun yerinde olmadığını bildirmiş ise de, davalı belediye 2483 ada 8 nolu parselde pay sahibi olduğundan, TMK'nın 713/2. maddesi uyarınca açılan davalarda Hazine ise, TMK'nın 501. maddesi gereğince ve duruma göre son mirasçı olması nedeniyle davada hasım gösterildiklerinden davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları anılan nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Bundan ayrı, mahkemece uyulan bozma ilamı kapsamı gereği bir kısım davalılar vekili Av. Ş.Ö.'nün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekili Av. E.S.'nin 2483 ada 15 nolu parselle ilgili davalarından feragat ettiklerini belirtmiş ise de, kimliği alınmamış ve HUMK'nın 151/son maddesi gereğince onaylanmamıştır. Yargılama sırasında bu dilekçe kendilerine okutularak duruma göre isteğin değerlendirilmesi düşünülmelidir.
Sonuç: Davacı H.A. vekili Av. N.Ç.'nin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istekleri halinde 5,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara 8,00 YTL peşin harcın davacı H.H.A. ve müştereklerine ve 10,10 YTL peşin harcın da H.A.'ya iadelerine, 31.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy