(4721 S. K. m. 501, 713) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Hasan Kurt ve Mehmet Kurt ile Hazine ve Uluhan Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.03.2005 gün ve 474/179 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, vekil edenlerinin 25-30 yıldan beri zilyetliklerinde bulunan dava konusu 136 ve 149 parsellerin malikinin tapu kütüğünden anlaşılamadığı nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tapu maliki Halil oğlu Cuma Çiftçi'nin mirascı bırakmadan öldüğünden kanunlar gereği mallarının Hazineye kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuş, dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu 136 ve 149 sayılı parsellerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt maliki ve maliklerine, onlar ölmüş ise usulen belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi, hiç mirasçı bırakmadan ölmüşlerse TMK. nun 501. maddesi hükmü gözönünde tutularak davanın Hazineye yöneltilmesi gerekmektedir. Davada maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan bir kimse adına kayıtlı bulunan sebebine dayanılmıştır. Dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerdeki bilgilere göre kayıt maliki Halil oğlu Cuma Çiftçi bilinmeyen bir kimse olmayıp, aksine bilinen ve tanınan bir kişidir. Bu nedenle kayıt malikinin bilinmeyen bir kimse olduğu yolundaki mahkemenin kabulü yerinde değildir. Davanın, kayıt maliki ya da mirasçılarına yöneltilmesi gerekirken sadece Hazineye ve husumet ehliyeti bulunmayan köy tüzel kişiliğine karşı açılmış olması da doğru değildir. Davada davacı olarak gösterilmeyen kayıt maliki ya da mirasçılarının davanın açılmasından sonra davaya dahil edilerek yargılamanın yürütülmesi de mümkün bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan davalı Hazine vekili 01.07.2003 günlü cevap dilekçesiyle, kayıt malikinin mirasçı bırakmadan öldüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescilini istediğine göre, delillerin toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy