(4721 S. K. m. 683)
Dava: B. T. ve Y. T. ile M. G. aralarındaki elatmanın önlenilmesi davasının reddine dair Kargı Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 22.06.2005 gün ve 190/141 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras yoluyla kendilerine intikal eden dava konusu taşınmazın ortak sınırını ortadan kaldırmak suretiyle davalının bir bölümünü kendi taşınmazına katmak suretiyle yararlanmalarına karşı koyduğunu, elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmaz bölümünün kendisine ait olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Tapusuz olan taraf taşınmazları arasındaki ortak sınır dereden doldurulmak suretiyle elde edilen bir yerdir. Dereler Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, böyle bir yerin özel mülkiyet şeklinde tasarrufu ve kazanılması mümkün olmaz. Ancak, derenin aktif yatağı veya etkisinden kurtulması halinde böyle bir yerin kazanılması düşünülebilir. Bu nedenle aktif bir dere yatağının doldurulmak suretiyle sınır oluşturulması da mümkün değildir. Böyle bir yerin davacının veya davalının taşınmazının kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekir. Tarafların dere yatağının kendi taşınmazlarının bir parçası olduğu iddiasıyla dava açmaları veya böyle bir savunma ileri sürmeleri mümkün olmaz. Davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy