(766 S. K. m. 2)
Dava: Cemal Kurt ile Hazine ve Atakent Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Silifke 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.03.205 gün ve 167/85 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı, kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescil konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Atakent Belediye Başkanlığı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 02.05.2004 günlü krokiye göre D, E, F ve G harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında tespit dışı bırakılan ve fen memuru krokisinde D, E harfleriyle gösterilen dava konusu taşınmaz bölümlerinin, orman sayılmayan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan yerlerden olduğu, kültür arazisi olarak kullanıldığı orman mühendisi ve ziraai bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda, gerekçeli olarak açıklandığına, davacı ve miras bırakanı tarafından dava tarihinden geriye doğru 20 yılın üzerinde kültür arazisi olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirildiğine göre, fenni bilirkişi Bilal Bolaç tarafından düzenlenen 03.05.2004 günlü krokiye göre D harfi ile gösterilen 2466.02 m2 ve E harfi ile gösterilen 6812.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hazine vekilinin bu taşınmaz bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 03.05.2004 günlü krokiye göre D ve E harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkında davanın kabulüne dair hüküm kısmının ONANMASINA,
Hazine vekilinin krokiye göre F ve G harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi uyarınca tespit dışı bırakılan dava konusu bu bölümlerin halen taşlık, kayalık ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, imar ihyasının henüz yapılmadığı, ziraatçı uzman bilirkişi tarafından açıklanmış olduğuna göre, bu bölümler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 03.05.2004 günlü krokiye göre F ve G harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkındaki davanın kabulüne dair hüküm kısmının açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy