(3402 S. K. m. 13, 18)
Dava: Mergube U. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kayseri 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.05.2005 gün ve 829/240 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak dava konusu 106 ada 62 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 106 ada 62 parsel, kadastro tutanağına göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, ileride ekonomik yarar sağlanması bakımından muhtar ve bilirkişi sözlerine dayanılarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi uyarınca ham toprak niteliği ile 17.06.1994 tarihinde Hazine adına tespit edilen bir yerdir. Davanın kabulüne ilişkin önceki karar hakimin 04.11.2003 tarihinde yapılan keşifte tutanağa geçen sözlerine göre, dava konusu taşınmazın çalı cinsi ve uzun ömürlü mer'a bitkileriyle örtülü olduğu, uzun süreden beri kullanılmadığı ve sınırında yer alan ham topraktan bölünüp ayrıldığı, üzerinde kayalıkların bulunduğu yönündeki açıklamalar gözönünde tutularak taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının uzman bilirkişiler yardımıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle belirlenmesi için bozulmuştur. Bozmadan sonra taşınmazın Yamula Barajı su sahası altında kalması nedeniyle keşif yapılması mümkün olmadığından, yerel bilirkişi ve tanıkların yargılama oturumundaki açıklamaları ve buna dayanılarak teknik ve ziraatçı bilirkişilerden alınan ek raporlar nazara alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ise de, taşınmazın su altında kalmasından önce toplanan deliller ve mahkemece gözlenen bulgular karşısında, sonradan yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetlik ve tasarruf durumu hakkında duruşma sırasındaki sözlerine dayanılarak davanın kanıtlanmış olduğunun kabulü mümkün değildir. Uzun süre kullanılmayan ve mer'a bitkileriyle kaplı bulunan bir yer üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy