(1086 S. K. m. 275) (3402 S. K. m. 14)
Dava: O. G. ile Hazine, Hisarlıkaya Köyü Tüzel Kişiliği, Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının reddine dair Polatlı 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.01.2005 gün ve 493/14 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kadastro çalışmaları sırasında taşlık, kayalık yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılan mevkii ve hudutlarını yazdığı bir parça taşınmazı 1975 yılından bu yana taş ve kayaları temizleyerek imar-ihya ettiğini, zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olduğunu açıklayarak adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı Orman İdaresi vekili, taşınmazın bulunduğu Hisarlıkaya köyünde orman kadastrosu çalışmalarının yapıldığını, dava konusu yerde doğal meşelikler bulunduğunu, bu yerin orman niteliğinde olduğunu, davanın reddiyle dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 1967 yılında yapılan 1968 yılında paftası kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Tespit dışı bırakılma nedenine ilişkin Kadastro Müdürlüğünden alınan cevabi bir yazı yoktur. Ancak fen memuru bilirkişi Hakan Kesim 13.5.2003 tarihli raporunda taşınmazın taşlık niteliğiyle tespit dışı kaldığını yazmıştır.
Dava konusu taşınmaz Hisarlıkaya köyü hudutları içerisinde bulunmaktadır. Orman İdaresinin 20.06.2003 tarih ve 20.05.2004 tarihli yazılarında bu köyde Orman Kadastro çalışmalarının 1995 yılında tamamlandığı ve 06.09.1996 tarihinde kesinleştiği bildirilmektedir. Fen memuru bilirkişi Hakan Kesim 13.05.2003 tarihli raporunu orman kadastrosunca belirlenen sınıra göre hazırlamıştır. Orman mühendisi bilirkişi Selahattin Kutluay 11.10.2004 tarihli raporunda; Hisarlıkaya köyü orman kadastrosu 1995 yılında yapılmışsa da tapulama çalışmalarına yapılan itirazlar nedeniyle kesinleşmediği görüş ve kanaatinde olduğunu açıklamıştır. Bilirkişinin bu raporu dosyada mevcut orman idaresinin yazısı ve ekindeki bilgilere ters düşmektedir. Dosyada bilirkişinin açıklamalarını doğrular mahiyette orman idaresinden getirtilen belge mevcut değildir. Bilirkişi dosyaya uymayan şahsi bilgi ve kanaatlerine göre rapor hazırlayamaz. Mahkemenin çelişkili durumu izale etmeden karar vermesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişinin dosya kapsamına uymayan raporundaki açıklamalar karşısında oluşan tereddütleri öncelikle giderip taşınmazın niteliğini belirlemek olmalıdır. Bu amaçla Hisarlıkaya köyündeki orman kadastro çalışmalarının kesinleşip kesinleşmediğini bir defa daha orman idaresinden sormak, çelişkiyi gidermek kesinleşmemişse sebepleri üzerinde durmak, orman kadastro çalışmaları kesinleşmişse orman tahdit harita ve tutanaklarına göre; orman kadastrosu kesinleşmemişse, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının mahalli bilirkişi ve orman mühendisi bilirkişi marifetiyle mahallinde yapılacak keşifte uygulamak suretiyle taşınmazın niteliğini belirlemek olmalıdır. Mahkemenin dosyadaki bilgi ve belgelere uymayan bilirkişi raporuna göre davayı reddedip, taşınmazın tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar vermesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy