(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (4342 S. K. m. 4)
Dava: Mevlüt Özyılmaz ve Süleyman Özyılmaz ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Konya 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 25.07.2005 gün ve 174/523 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 141 ada 48 nolu parselin tapu kaydının iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın dağlık, taşlık ve kayalık yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayanarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları ve süresinin davacılar yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, teknik bilirkişi Ahmet Özdendinler'in rapor ve krokisine göre 141 ada 48 no'lu parselin üç tarafı aynı ada 52 no'lu mer'a parseliyle çevrili olup, diğer yönlerinde ise 141 ada 167 sayılı orman parseli bulunmaktadır. Açıkça taşınmazın dört tarafı mer'a ve orman parseliyle çevrilidir. Her ne kadar kadastro tutanağının edinme sebebine, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, taşınmazın niteliği ve kazanma yönünden bir engel bulunmamakta ve uzman bilirkişi ziraat mühendisinin raporuna göre kültür arazisi olduğu belirtilmekte ise de, taşınmazın dört tarafı mer'a ve orman parseliyle çevrili bulunan bir yer içerisinde kaldığı, mer'a parselinin bütünü ve onun devamı niteliğinde mer'a olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay uygulamasından da anlaşıldığı üzere bu tür yerlerde, mer'a orman alanıyla bir bütünlük teşkil etmekte ve aynı zamanda mer'ayla bütünleşen orman alanların da mer'a niteliğinde kabul edilmektedir. 141 ada 48 nolu parselin özel mülkiyete konu yapılması halinde mer'anın bütünlüğünü bozacağı açıktır. 4342 sayılı Mer'a Kanununun 4. maddesinde; mer'alar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı ile kazanılamaz, sınırları da daraltılamaz ve bütünlüğü bozulamaz hükmüne yer verilmiştir. Bu açıklamalar karşısında dört tarafı mer'a ve ormanla çevrili bulunan taşınmazın edinilmesi mümkün bulunamamaktadır. Bu bakımdan davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olguya ve eylemli duruma ters düşen yerel bilirkişi, tanık ve uzman bilirkişi ziraat mühendisinin raporlarına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Kaldı ki, davacı herhangi bir tapu, vergi kaydı ve buna benzer bir belgeye de dayanmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy