(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: Bahriye Arslan ile Hazine ve Kalınağıl Köyü Tüzel Kişiliği ve müdahil davalı Mehmet Arslan aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Hadim Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.03.2005 gün ve 49/12 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkiini açıkladığı, üzerinde ev, tarla ve bağ bulunan 1000 m2 büyüklüğündeki taşınmazın eşi Mehmet Arslan tarafından mehir senediyle kendisine verildiğini belirterek vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen yargılama oturumuna katılan köy muhtarı, dava konusu yerin Mehmet Arslan tarafından davacı eşine mehir karşılığı verildiğini ve senedi imzaladığını bildirmiştir.
Harç yatırmak suretiyle davaya katılan Mehmet Arslan ise, uzun süreli bir evlilik nedeniyle davacıyla bu senedi imzaladığını, ancak davacının kendisiyle geçinemediğini ve kendisine hakaret ettiğini, evliliklerinin 3 gün sürdüğünü, bu nedenle senedin hileye dayalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Dava konusu yerlerin davacının eşinin malları olduğunu ve taşınmazlar üzerinde ev ve üzüm bağı bulunduğunu, davacının eşi Mehmet Arslan'ın bu yerleri davacıya mehir senedi karşılığı verdiğini, zilyetlikle taşınmaz kazanma şartlarının oluştuğunu gerekçe göstermek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından eksik araştırma ve inceleme nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, tarihsiz mehir senedi ve eklemeli zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece kazanma koşullarının ve süresinin davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan bir dava olduğuna göre her iki maddede açıklanan tüm olumlu ve olumsuz koşulların mahkemece araştırılması zorunludur. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye kadastronun girip girmediği, girmiş ise taşınmaz hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığı, kadastroca tespit dışı bırakılan yerlerden ise hangi tarihte ve ne niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı ve taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususları Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, davacı ile mehir karşılığı taşınmazı kendisine veren katılan davacı Mehmet Arslan'ın zilyetliklerinin hangi tarihte başladığı, her iki tarafın ne şekilde zilyetliği sürdürdükleri, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı yeniden yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar vasıtasıyla açıklığa kavuşturulması, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde bu çelişkinin giderilmesi, mehir senedinin sözü edilen taşınmaza ait olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için teknik bilirkişi ve tanıklar vasıtasıyla zemine uygulanması, uzman bilirkişi ziraat mühendisinden taşınmazın ve çevresinin toprak yapısı incelenerek niteliğini ortaya çıkaran gerekçeli karşılaştırmalı rapor sunulmasının istenilmesi gerekmektedir.
Bundan ayrı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca davacı Bahriye Arslan ile Mehmet Arslan bakımından miktar araştırmasının yapılması, adı geçen kişilerin aynı kadastro çalışma alanı içinde belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlükleri ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlar var ise bunlara ilişkin kadastro tutanakları ve ekleri ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, açılmış tescil davaları var ise dosyaların ilgili mahkemelerinden getirtilerek miktar sınırlamaları bakımından gözönünde tutulması, ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy