(4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar:Z. ile Hazine aralarındaki tescil davasının reddine dair Hatay 3. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 21.07.2005 tarih ve 454/215 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.01.2006 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Y.O. geldi. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat A.Ö. geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 942 parselin kapsamında kalan dava konusu bölümün Asi Nehir yatağı iken, 1940'lı yıllarda nehirin yatak değiştirmesi ile açığa çıktığını, vekil edeninin babası B. tarafından toprak doldurmak suretiyle ıslah çalışması yapılıp üzerine ev ve ahır inşa edildiğini ve vekil edenine devrettiğini belirterek Hazine adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
942 parsel, 21.02.1984 gününde idari yoldan tarla niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. Yerel bilirkişi ve davacı tanıkları anlatımlarında, dava konusu taşınmaz bölümünün çevresi ile tüm olarak Asi Nehir yatağı iken 1940'lı yıllarda nehirin yatak değiştirmesi ile açığa çıktığını, davacının babası B.'nin dışarıdan toprak, taş ve çakıl getirmek suretiyle doldurarak ağaç diktiğini, ev ve ahır yaptığını, 20 yıl kadar önce davacıya verdiğini ancak yaklaşık 10 yıl önce geri aldığını, davacının tescile konu yerde zilyetliğinin bulunmadığını, bitişikte bulunan dava dışı başka yeri tasarruf ettiğini belirtmişlerdir. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre, toprak taşımak suretiyle imar ihya mümkün değildir. Kaldı ki, son 10 yıldan beri davacının zilyetliği de bulunmamaktadır. Bundan ayrı; aynı yer hakkında Hazine tarafından, eldeki dosyanın davacısı aleyhine Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan elatmanın önlenmesi davası sonunda verilen 27.06.2002 tarih 102/318 s. kararda elatmanın önlenmesine karar verilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 28.03.2003 gününde kesinleşmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki açıklanan gerekçeler nedeniyle, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul, yasa ve dosya içeriğine uygun görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 450.- YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil edilen davalı Hazine'ye verilmesine ve aşağıda dökümü 12,20.-YTL peşin harcın onama harcınca mahsubuna 24.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy