(7201 S. K. m. 12, 13)
Dava: Hasan Yıldırım ile Alahacılı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Haymana Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.05.1997 gün ve 111/167 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Alahacılı Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenine dayanarak Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 136 ada 1 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı, taşınmazın davacı ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili Av. Levent Gök'ün 26.09.1997 havale tarihli dilekçesi ile vekillikten çekildiğini bildirmesi üzerine, davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen Köy muhtarlığı adına tebligat çıkarılmış, karar, 09.10.1997 tarihinde köy muhtarının birlikte oturan kızı Zehra Kılcı adına tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13.maddelerine göre Tüzel kişiliklere yapılacak tebligat, kendilerine tebliğ yapılacak kimse herhangi bir sebeple yerinde bulunmadığı takdirde onun adına tebligatı alabilecek yetkili temsilcilerine yapılabilir. Dava, köy muhtarının şahsı aleyhine açılmış bir dava olmayıp köy tüzel kişiliği aleyhine açılmıştır. Tebligatın köy muhtarının bulunmaması halinde azalardan birine yapılması gerekir. Davalı köy tüzel kişiliği adına köy muhtarının kızı Zehra Kılcı'ya yapılan tebligat usulsüzdür. Bu nedenle temyiz dilekçesinin verildiği tarih karardan haberdar olunan tarihtir. Davalı vekilinin temyiz isteği süresinde kabul edilip işin esası incelenmelidir.
Sonuç: Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili Av. Yaşar Özcan'ın temyiz itirazları incelendiğinde; Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine göre, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sırasında boş olarak bırakıldığı, 1972 tarihinden tespit tarihi olan 1993 yılına kadar davacı tarafından koşullarına uygun olarak tarım arazisi olarak kullanıldığı, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu,dinlenen mahalli bilirkişi ve şahit beyanlarıyla sabit olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,35 YTL'nin temyiz edenden alınmasına 12.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy